KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2177 E., 2011/280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
861 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.09.2008 tarih ve 2008/372-2008/555 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.01.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı ...
Özenk avukatı .... geldi, davetiye tebliğine rağmen, Madran Su Meşrubat Tic.A.Ş. vekili, ... ve Nilsu Menba Suları Ltd.Şti. duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ve davalı ...’in diğer davalı Nil-Su Ltd.Şti.’nin ortakları olup, Mehmet’in aynı zamanda anılan şirketin müdürü bulunduğunu, davalı ...’in ise diğer davalı Madran Su A.Ş.’nin kurucu ortağı ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğunu, 02.11.2004 tarihinde ...’in Nil-Su Ltd.Şti.’nin fabrika binasını, arsası ve tapuya şerh edilmiş tüm makineleri ile birlikte ...’e sattığını, fabrikanın ... tarafından Madran A.Ş.’ne tahsis edildiğini, böylelikle davalı Nil-Su Ltd.Şti.’nin varlığının tamamen Madran A.Ş.’ne geçtiğini,
fabrika ve makinelerin değerinin altında bir bedelle satıp şirketi fiilen ortadan kaldıran davalı ...’in, müdürlük görevini kötüye kullandığını ileri sürerek, satış işleminin butlanla malul olduğunun tespiti ile fabrikanın binası, arsası ve tapuda kayıtlı teferruatı ile birlikte davalı Nil-Su Ltd.Şti.’ne iadesini, bu talep kabul edilmezse şimdilik (6.000)TL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, ıslah yolu ile de hukuka aykırı olan ve tasfiye sonucunu doğuran ortaklar kurulu kararının butlanla malul olduğunun tespitini talep ve dava etmiş, tazminat taleplerini ise atiye bıraktığını bildirmiştir.
Davalılar Nil-Su Ltd.Şti. ve ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, müvekkilinin iyi niyetli alıcı olduğunu, ödediği meblağın gerçek değeri yansıttığını; davalı Madran Su A.Ş. vekili ise müvekkilinin dava konusu işlemlerde taraf olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 12.07.2007 tarihli ilama dayanılarak, davalı ...’in satın aldığı işletmeyi kurucusu ve ortağı olduğu davalı Madran A.Ş:’ne devretmesinin muvazaanın kanıtı olamayacağı, esasen davacının gabin ile muvazaa istemlerinin birbiri ile telifi kabil olmayışı sebebiyle dinlenemeyeceği, 28.10.2004 tarihli ortaklar kurulu kararının diğer davalı şirketin iç işleyici ile ilgili olup bu kararın geçersiz sayılmasının, tapuda 02.11.2004 tarihinde yapılan satış işleminin de geçersizliği sonucunu doğurmayacağı, satıcının şirket statüsünde olması ve BK’nun 21. maddesinde düzenlenen muzayaka halinin ileri sürülmemesi gözetildiğinde,
tecrübesizlikten ve işi bilmemekten kaynaklanan subjektif unsurun varlığından söz edilemeyeceği, yine satışa konu işletmenin bilanço değerinin (417.893,78)TL olmasına karşın, davalı ...’in (339.842)TL çek ve kasa ile yaptığı ödemeler dışında, satışı yapan şirketin kamuya ait borcunun da önemesiyle toplam ödemenin (639.000)TL olduğunu ileri sürmesi karşısında, gabinin objektif unsuru olan edimler arasında açık bir nispetsizlik bulunması koşulunun da gerçekleşmediği gerekçesiyle atiye bırakılan ve önceki kararla kesinleşen tazminat talebi hakkında bir karar verilmesin eyer olmadığına,
davalı Nil-Su Ltd.Şti.’nin 28.10.2004 tarihli ortaklar kurulu kararının mutlak butlanla batıl ve geçersiz olduğunun tespitine, diğer taleplerin sabit olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı ... tarafından diğer davalı ...’e yapılan satış işleminin yoklukla malul olduğunun tespiti, davalı Nil Su Ltd. Şti.’ne ait iken bu satıma konu olan fabrika binası, arsası ve tapuda kayıtlı teferruatının anılan şirkete iadesi, bu talep kabul edilmezse (6.000)TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ile anılan şirketin tasfiyesi sonucunu doğuran ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğunu tespiti istemlerine ilişkindir.
Somut olayda mahkemece maddi tazminat davasının açılmamış sayılmasına ve dava konusu satış işleminin dayanağını oluşturan 28.10.2004 tarihli ortaklar kurulu kararının mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine dair tesis edilen kararlar, Dairemiz incelemesinden de geçmek suretiyle kesinleşmiştir. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden de davalı Nil Su Ltd. Şti.’nin gelir getiren tek mal varlığının anılan satıma konu fabrika binası ve teferruatı olduğu anlaşılmaktadır.
Böyle bir durumda satım sözleşmesinin taraflarından birisi olan davalı Nil Su Ltd. Şti. adına işlem yapan diğer davalı ...’e yetki veren 28.10.2004 tarihli ortaklar kurulu kararı geçersiz olduğuna göre, dava konusu satış işleminin de geçersiz olacağı ve bu hususun satım sözleşmesinin diğer tarafı bulunan davalı ...’e karşı da ileri sürülebileceği tabiidir. Dolayısıyla mahkemece ortaklar kurulu kararının geçersizliğinin davalı Nil Su Ltd. Şti.’nin iç işleyişi ile ilgili olduğuna ve satış işleminin geçersizliği sonucunu doğurmayacağına ilişkin gerekçesi doğru değildir.
Ayrıca mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davalı Nil Su Ltd.
Şti.’nin davalı ...’e yaptığı satışların cari hesap olarak çalıştırıldığı, hesabın çek ve nakit tahsilatlar yapılarak muhasebe açısından kapatıldığı, ancak çeklerin hangi tarihli olduğunun belirtilmeyip şirketin kasasına nakit girişinin olmadığı, yine cari hesap ve faturaların tarih ve seri numaralarının da uyuşmadığı belirtildiği halde, mahkemece satım sözleşmesinden kaynaklanan borcun davalı Nil Su Ltd.
Şti.’ne fazlasıyla ödendiğine dair tespitlerin dayanağının karar yerinde belirtilmemesi doğru olmadığı gibi, davalı Nil Su Ltd. Şti.’nin kamu borçlarının davalı ... tarafından ödendiğine dair mahkeme kararında yer alan gerekçeyi doğrulayacak nitelikte dosyada herhangi bir belge de bulunmamaktadır.
Diğer bir deyişle mahkemenin somut uyuşmazlıkta gabinin objektif unsuru olan edimler arasında açık bir nispetsizliğin bulunmadığına ilişkin gerekçesi de dosyaya sunulan bilgi ve belgelerle örtüşmemektedir.
Bu durum karşısında mahkemece dava konusu satış işleminin geçersiz olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2177, K. 2011/280, 18 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama