KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2530 E., 2011/728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/09/2008 tarih ve 2006/817-2008/480 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2011 gününde davacılar vekili Av. .... ile davalılardan ... vekili Av. .... geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer davalılar duruşmaya gelmediler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin... davalıların da ...'nin mirasçıları olduğunu, ..., ..., davalı ... ve dava dışı ...'nın aralarında rızai taksim yaptıklarını, buna göre... ile ...'nın kendilerine kalan taşınmaz üzerinde dava dışı SS Şirinkent Yapı Kooperatifi'ne yaptıracakları dairelerden dört adedini ...'a vereceğini, bunun için satış vaadi sözleşmesi yapılacağının, kat irtifakı tesis edilip beş işgünü içinde tapuda devrinin sağlanacağının, sözleşme hükümlerine uyulmaması halinde uğranılacak zarara karşılık... ve kooperatifin ...'a (204.000) DM tutarında teminat senedi vereceğinin kararlaştırıldığını,
tapuda mülkiyet nakillerinin sağlandığı halde kooperatifin inşaatları tamamlayamadığını, ...'nın başkalarıyla eser sözleşmesi imzaladığını, ... ve ... öldükten yıllar sonra dava dışı ... tarafından anılan teminat senedinin... mirasçıları müvekkiller aleyhine takibe konulduğunu, müvekkillerinin itirazlarının İzmir 6. İcra Mahkemesi'nce kaldırıldığını ve müvekkillerince fer'ileri ile birlikte (232,500) TL ödemede bulunulduğunu,
oysa anılan senedin dört adet dairenin verilmemesi halinde uğranılacak zararın tazmini için olduğunu ve yasal prosedüre uyulmayıp temerrüde düşürülmediğini ve davalıların bu senedi ciro etmesinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, sözleşmenin ifasını yada zararın tazminini isteselerdi müvekkillerinin faiz, icra ve yargılama giderleri ödemeyeceğini, davalıların bu davranışı nedeniyle müvekkillerinin fazladan (62.203,06) TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan miras payları oranında tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar ve murisleri arasında yapılan rızai taksim anlaşmasında kararlaştırılan satış vaadi sözleşmesinin hiçbir zaman düzenlenmediği, dolayısıyla bu borcun teminat olarak verilen dava konusu senedin talep edilebilir hale geldiği, lehdar açısından da senedi doldurma yetkisinin doğduğu, davalıların murisi ...'ın da bu yetkisini kullanıp senedin vade tarihini 17.05.2001 olarak doldurmasının anlaşmaya aykırı olmadığı gibi senedi ciro yoluyla tedavüle çıkarmasının da hukuka aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2530, K. 2011/728, 25 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama