KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2553 E., 2010/7506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 tarih ve 2007/619-2008/508 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yekili hamili olduğu 40.000 TL bedelli senedi tahsil cirosuyla davalı bankanın Ankara Keçiören Şubesi' ne teslim ettiğini, bankanın senedi Mersin Şubesi' ne gönderilmek üzere PTT' ye verdiğini ve senedin PTT' de kaybolması üzerine senedin kaybolduğunun banka tarafından bildirildiğini, senedin zayi olması nedeniyle Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesi' nden senede ilişkin iptal kararı aldığını, iptal kararı ile senedin borçlusuna müracaat ettiğini ve senedi vade tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra tahsil edebildiğini, bu nedenle faiz kaybına uğradığını ileri sürerek 6.000 TL' nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senedin posta işlemleri sırasında PTT' de kaybolduğunu, bu nedenle sorumlunun PTT olduğu gerekçesiyle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, dağvanın bir yıllık zamanaşımına uğradığını, davacının alacağının tamamının tahsili için öncelikli olarak senet borçlusuna başvurması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, zayi olan senedin bedelinin senet borçlusu tarafından vadesinden sonra ödendiği, davacının sonra ödeme dolayısıyla uğradığı faiz kaybı nedeniyle senet borçlusu hakkında hiçbir hukuki girişimde bulunmadan dava açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının faiz alacağını kendisinden alacaklı olduğunu kanıtladığı ve asıl alacağı tahsil ettiği borçludan istemesi gerekmesine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2553, K. 2010/7506, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama