İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/2631 K.2010/12614

Taraflar arasında görülen davada Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2008 tarih ve 2007/942-2008/782 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ile davalılardan banka vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı…

Esas2009/2631Karar2010/12614Tarih7 Aralık 2010Okuma4 dk · 789 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/2631 E., 2010/12614 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Aralık 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

789 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2008 tarih ve 2007/942-2008/782 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ile davalılardan banka vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti.

Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 07.12.2010 gününde davacılar avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.

Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin 2002 yılından bu yana davalılardan bankanın Polatlı Şubesi müşterileri iken, banka çalışanı diğer davalının davacıların hesaplarından muhtelif tarihlerde çektiği paralardan 30.07.2007 günü haberleri olduğunu, bu davalının Savcılık ifadesinde paraları elden alıp, davacıların hesabına yatırdıktan sonra, daha önce aldığı para çekme dekontları çektiğini ikrar ettiğini, toplam 15 müşterinin paralarının zimmete geçirdiğini, daha öncede bu tür eylemleri saptanan bu davalıyı bankanın ısrarla çalıştırmaya devam ettiğini, adam seçmede bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek, 540.000,00 TL’nın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, davacı ...’ın davalı çalışanı ile olan yakın ilişkisinin sonuçlarına katlanması gerektiğini, 5,5 yıl boyunca hesap cüzdanı ve hesap mutabakatı almamasının ve hesap içeriğini bilmemesinin mümkün olmadığını, havale, eft ve çek işlemleri yapılan bir hesaptan 5,5 yıl boyunca haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, boş tediye dekontlarını imzalayıp veren davacıların basiretsiz davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi ve teftiş raporlarına göre, davacı imzasını taşımayan veya imzasız dekontlarla para çıkışı yapıldığı, davacının bankaya gitmeyerek, banka çalışanı davalı ...’e güven duyarak bir çok işlemin yapılmasını ona bıraktığı, bankanın aldığı ya da olabileceği tüm özlemlere rağmen bu sonucun ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğu, bankanın adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumluluğu yanında davacının da zarar doğmasında yarı oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davacının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalılardan banka vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davacının davalılardan banka nezdindeki hesabındaki parasını diğer davalı çalışanın zimmete geçirdiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davalılardan ...’ın asaleten ve diğer davacı şirketi temsilen verdiği vekaletnamelere dayalı olarak işbu dava açılmış ve “davacıların hesaplarından” yapılan zimmet iddiası ile dava öncesi ihtarname gönderilmiş ve tahsil isteminde bulunulmuştur. Hükme esas bilirkişi raporunda da, ...’ın ve şirketin ayrı hesapları üzerinden yapılan hesap hareketlerine yer verilmiştir.

Gerekçede ve hüküm fıkrasında ise “tekil” ifade kullanılmış ve mahkemenin hangi davacı ile ilgili yargılama yaptığı ve hüküm kurduğu anlaşılamamaktadır. Hükme esas bilirkişi raporunda 84 adet fiş ile hesap sahibinin iradesi dışında başkalarına ödeme yapıldığı bildirilen hesap 3056774 nolu olup, bu hesap banka teftiş raporunda ...’ın kişisel hesabına ilişkindir.

Ne var ki, davacı ...’ın bu hesabından 485, davacı şirketin hesabından ise 83 adet dekontla işlem yapıldığı teftiş raporundan anlaşılmaktadır.

Bu durumda, teftiş raporuna dayalı olarak değerlendirme yapan ve görüş bildiren bilirkişi raporu ile teftiş raporundaki tespitler çelişmekte olup, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde davacıların hesaplarından zimmete geçirilen sonuç meblağdan söz edilmiş ise de, bu sonuca şirketin hesabından 84 dekont ile yapılan işlemler ile varılmıştır.

Bu itibarla, hükmün ve raporun denetimi yapılamamakta olup, HUMK’nun 388 nci ve 389 ncu maddesine dayalı bir hüküm tesis edilmemiş olması nedeniyle hükmün, mümeyyiz taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

2- Davalı yan yanıt dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, 5,5 yıl boyunca davacıların hesaplarından havale, EFT ve çek keşide işlemleri yapıldığını, hesap bakiyelerinden davacıların bu sürede haberdar olmamalarının ve hesap cüzdanı ve hesap mutabakatı olmamalarının, hesaplarını telefon ile takip etmelerinin mümkün olmadığını, bu hususların bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, banka kayıtlarının incelenmediğini savunmuş ise de, savunmanın bu yönü üzerinde bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde durulmamıştır.

Savunmanın bu yönünün banka kayıtları ve şirket kayıtları (bilançoları, harcama cetvelleri vs) üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu kanıtlanması halinde, davacıların hesaplarını ve bakiyelerini takip ettikleri, cüzdan aldıkları, havale talimatı verdikleri, çek keşide ettikleri vs. işlemleri yaptıkları anlaşıldığında, davacıların davalıların eşlemlerini kısmen ya da tamamen benimsedikleri yada davacıların en azından müterafik kusurlu oldukları sonucuna varılması, davanın reddi ya da kısmen kabulü gerekebilecektir.

Mahkemece bu yön üzerinde durulması, bundan sonra davanın reddi ya da davacının müterafik kusurlu kabulü gerekip gerekmediğinin ve bunun oranının tekrar değerlendirilmesi için hükmün mümeyyiz taraflar yararına bu yönden de bozulması gerekmiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalılardan banka vekilinin, kusur oranına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalılardan banka vekilinin bir bölüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı ve davalı banka yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 07.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2631, K. 2010/12614, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/2631
Karar No
2010/12614
Tarih
7 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/2632 K.2010/13251
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/2633 K.2010/12579
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/2666 K.2010/12731
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/2667 K.2010/13301
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/2670 K.2010/13018
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2009/2675 K.2010/20816

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.