KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2678 E., 2011/679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
879 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 tarih ve 2008/8 - 2008/608 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2011 gününde davacı avukatı ..... gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'in eşi, diğerlerinin babası olan...'ın davalının işlettiği trene binmek isterken, trenin kapıları kapatmadan, uyarıda bulunmadan, yolcuların tam olarak binmesini beklemeden aniden hareket etmesi sonucu trenle peron arasında düşüp, trenin demir tekerlekleri altında kalarak öldüğünü, tren ile peron arası mesafenin geniş olması, tren basamağı ile peron arasında kot farkının bulunması, kalkış kontrol sisteminin bulunmaması, otomatik kapı sisteminin olmayışı, istasyonda görevli bulunmaması gibi nedenlerle davalının tam kusurlu olduğunu ileri sürerek,
davacı eşin 1.000,00 TL destek tazminatının, ıslah dilekçesi ile 7.471,40 TL daha destek tazminatının, 50.000,00 TL manevi tazminatın, diğer davacılar için ise 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tam kusurlu olduğunu, manevi tazminat miktarının yüksek istendiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına davacılar murisinin trene binmek isterken düşerek hayatını kaybettiği gözönüne alındığında, bilirkişi kurulunun % 30 oranındaki kusurunun dosya kapsamına uygun düşmediği, bu tür kazalarda davalıya genelde % 10-20 oranında kusur izafe edildiği, olayın oluş şekli, davalının almadığı önlemler ve ölenin hareketleri gözetildiğinde davalının % 15 oranında kusurlu sayılması gerektiği, olayın özelliği, yanların kusur durumu, manevi huzuru sağlama fonksiyonu gözetilerek eş için 5.000,00 TL ve çocuklar için 4.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği, davacı eşin 4.235,70 TL maddi tazminat isteyebileceği, olay tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hükmedilen maddi tazminat miktarının ilke olarak doğru hesaplanmış olmasına, manevi tazminatın faiz başlangıcına ve uygulanan faiz oranına ilişkin olarak kararda bir usulsüzlük bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, yolcu taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece kusur konusunda bilirkişi incelemesine gerek görülüp bilirkişi raporu alındıktan sonra, bilirkişi raporunda bildirilen % 30 davalı kusuru re'sen yapılan değerlendirmeler sonucu oluşturulan yazılı gerekçelerle yerinde görülmemiş ve davalı % 15 kusurlu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. "Bu tür kazalarda davalıya genelde % 10-20 kusur izafe edildiği, olayın oluş şekli, davalının almadığı önlemler ve ölenin hareketleri gözetildiğinde davalının % 15 oranında kusurlu sayılması gerektiği" şeklinde oluşturulan gerekçenin dayanakları ve somut kanıtları gösterilmemiş, davalının almadığı önlemlerin neler olduğu, ölenin hangi hareketlerinin değerlendirmeye alındığı, somut olayın oluş şeklinin ne olduğu ve mahkemece nasıl kabul edildiği açıklanmamıştır.
Mahkemece itibar edilmeyen bilirkişi kurulu raporunda, istasyonda görevli hareket memurunun olmayışı, tren-peron arası iniş ve binişi zorlaştıran kot farkının bulunması, tren-peron arasında yetişkin bir insanın girmesine elverişli bir mesafenin bırakılmış olması, kapıların kontrolünün tamamen makinistte bulunmaması ve yolcuların kapıları açıp kapatma olanağının bulunması, yolcu hareketlerinin iyi kontrol edilmemiş olması olguları gerekçe yapılarak davalı işletmeye %30 kusur izafe edilmiş, murisin trenin hareket etmesinden sonra binmek isterken tren-peron arasına düştüğü ve tren altında kalarak öldüğü gözetilerek ölen %30 kusurlu bulunmuştur.
Davalı vekili rapora itirazında, Dairemiz'in 12.06.2007 tarih ve 2006/6260 Esas, 2007/8990 Karar sayılı ilamına dayanarak, bu ilamda bu tür kazalarda emsal dosyalarda davalı işletmeye somut olaya göre %10 - %20 arasında değişen kusur izafe edildiğinin belirtildiğini savunarak, % 30 kusur oranına itiraz etmiştir.
Gerçekten de bu tür kazalarda davalı işletmeye somut olayın özelliğine göre %10 - %20 arasında değişen kusur izafe edilmesi Dairemizce doğru bulunmakla ve anılan emsal karar da bu yönde olmakla birlikte davalının, kusur oranına somut olaya ilişkin yaptığı bir itiraz varsa, ek rapor ya da yeni bir rapor alınması gerektiği de anılan emsal kararda bildirilmiştir. Dairemiz'in 02.04.2007 tarih ve 2006/10853 Esas ve 2007/5155 Karar sayılı ilamı bu yöndedir.
Bu durumda, mahkemece, kusur konusunda uzman bilirkişi görüşü alınması gerekli görülüp, rapor alındığına göre, davalı vekilinin rapora itirazını somut olay bakımından değerlendiren bilirkişi ek raporu ya da yeni bir bilirkişi kurulu raporu alınması ve davalıya bu tür kazalarda somut olaya göre % 10 - %20 oranında değişen kusur izafe edilmesi gerektiği de gözetilerek, sonucuna göre kusur oranının tespiti gerekirken, davalının rapora itirazı üzerinde durulmadan somut olayın özellikleri açıklanmadan ve re'sen yapılan değerlendirme sonucu % 15 kusur oranının takdir edilmesine dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu yönden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Yazılı kusur oranı da gözetilerek belirlenen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yeni belirlenecek kusur oranına göre yeniden tespiti gerekmesine ve bozma neden ve şekline nazaran, taraf vekillerinin maddi ve manevi tazminat miktarına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2678, K. 2011/679, 25 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama