KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2729 E., 2011/805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.11.2008 tarih ve 2008/70-2008/411 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı kooperatif ortağı olan davacılara kur’a sonucunda isabet edip teslim edilen dükkanın ayıplı ve eksik imalatlı olduğunun mahkemeden yaptırılan tespit ile saptandığını, kooperatif eksik ve ayıplı imalatın giderilmesi için yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, tespit masrafları ile birlikte 9.000.000.000.-TL hatalı imalatı giderim masrafı ve 14.100.000.000.-TL değer kaybı olmak üzere 23.203.000.000.-TL.nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, kooperatifçe yaptırılan dükkanların, müteahhitten henüz kesin kabulünün yapılmadığını, müteahhit aleyhine eksik ve ayıplı inşaattan dolayı tazminat davası açıldığını ve derdest olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, noterde çekilen kur’a sonucunda davacılara isabet eden dükkanın inşaat yapım işinin dava dışı yüklenici şirkete verildiği, yüklenicinin henüz inşaatı teslim etmediği sözleşmeden doğan alacak davasının kooperatif tarafından müteahhit aleyhine açıldığı ve halen derdest olduğu, davacının bu aşamada kooperatife karşı alacak davası açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin , 25.10.2007 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacılar yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak davanın kabulü ile 23.263,00 YTL’nin dava tarihi olan 29.01.2004 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı kooperatif ortağı olan davacılar tarafından açılan, kur’a sonucunda kendilerine isabet edip teslim edilen dükkanın ayıplı ve eksik imalatlı olması nedenine dayalı hatalı imalatı giderim masrafı ve değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. Böyle bir davanın görülebilme koşulu yargılamanın her aşamasında davacıların ortaklık sıfatının devam ediyor olmasına bağlıdır.
Husumet itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi temyiz aşamasında da ileri sürülebilir.
Bu itibarla mahkemece, davalı vekili tarafından davacıların ortaklık hisselerini üçüncü şahsa devir ettiklerine dair temyiz dilekçesine ekli 20.11.2004 tarihli devir dilekçesi, yönetim kurulunun aynı tarihli kararı ve 20.11.2004 tarihli ibraname başlıklı belge içeriği değerlendirilmek suretiyle davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2729, K. 2011/805, 26 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama