KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2771 E., 2010/11721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.11.2008 tarih ve 2008/167 - 2008/486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkiline iki adet çek keşide ederek verdiğini, çeklerin karşılığının bulunmadığını, müvekkilinin 6 ay içinde icra takibi yapamadığını, TTK'nun 644. maddesine dayanarak talep hakları bulunduğunu ileri sürerek, iki adet çek bedeli 6.500 YTL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeklere keşide tarihinin sonradan eklendiğini, 11.06.2003 tarihinde müvekkiline 2 ay süreyle konkordato mehili verildiğini, bu sürenin iki ay daha uzatıldığını, 6 aylık zamanaşımı süresinin dolmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle çeklere ait 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğu, açığa imzalı senet düzenlemenin mümkün olduğu, aksinin yazılı delille ispatının gerektiği, davalının çeklerdeki imzaları inkar etmediği, keşideci olarak ismi olmayan fakat keşideci sıfatıyla çeki imzalayan kişinin çekten sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 6.500 YTL'nın 24.04.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zamanaşımına uğradığı iddia edilen çeklerden dolayı TTK'nun 644. maddesine dayalı sebepsiz iktisap davasıdır.
Somut olayda davalı ...'a talebi üzerine Söke İcra Tetkik Mercii'nce 11.06.2003 tarihinde iki ay süre ile konkordato mehli verildiği bu sürenin iki ay daha uzatıldığı ve böylece konkordato mühletinin 11.06.2003-11.10.2003 tarihlerini kapsadığı anlaşılmaktadır.
İİK'nun 289/1. maddesi hükmü gereğince konkordato mühletli içinde borçluya karşı kural olarak hiçbir icra ve iflas takibi yapılamayıp aynı hüküm gereğince zamanaşımı işlemez yani zamanaşımı durur ve mühletin dolduğu tarihten itibarende tekrar işlemeye devam eder.
Söz konusu çeklerin muhatap bankaya TTK'nun 708/1. maddesi hükmüne göre yasal 10 günlük ibraz süresi içinde 24.04.2003 tarihinde ibraz edilerek karşılığının olmadığının belirlendiği, esasen bu tarihin ibraz süresinin son günü olup, TTK'nun 726/1. maddesi hükmüne göre 6 aylık zamanaşımı süresinin ibraz süresinin bittiği 24.04.2003 tarihine göre belirleneceği dikkate alınıp,
konkordato mühleti içinde zamanaşımı süresinin duracağı gözetilerek işbu davanın açıldığı tarihte zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı ve her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirileceği gözetilerek davanın erken açılmış olup olmadığı belirlenmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bu yöne ilişkin eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2771, K. 2010/11721, 12 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama