KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2835 E., 2010/8881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.10.2008 tarih ve 2007/58 - 2008/432 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olup davalı kooperatifin 04.04.2003 tarih 082690 nolu "müşterek ve müteselsil borç senedi"ne dayanarak müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, ancak bu borç senedi altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, takip konusu borç senedinden dolayı müvekkilinin borcunun bulunmadığını ileri sürerek, takibe konu borç senedi nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin müvekkili açısından iptaline ve davalının %40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin raporuna göre dava konusu 04.04.2005 tarihli borç senedindeki imzanın davacı ...'in eli ürünü olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Adana 4. İcra Müdürlüğü’nün 2004/6981 E.sayılı takip dosyasında takibe konu borçtan dolayı davacı ...'in davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı kooperatif davacı hakkındaki takipte haksız ise de kötü niyetli kabul edilemeyeceğinden davacının yerinde görülmeyen tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2835, K. 2010/8881, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama