KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/2935 E., 2010/9744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.10.2008 tarih ve 2001/1062-2008/420 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının taşıma işini üstlendiğini ve müvekkilinin sürücülerinden dava dışı ...’ın davalıya ait tesisten mazot çalması nedeniyle davalının müvekkilinin taşıma bedelini ödemediğini ileri sürerek, ıslah ile arttırılmış olarak 6.024,30 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl davanın reddini, karşı dava olarak da, davacının çalışanının hırsızlık yapması nedeniyle taşıma sözleşmesinin feshedildiğini, taşıma işinin yapılması için yeniden ihale yapıldığını, iki ihaleden kaynaklanan fiyat farkından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, toplam 9.934,26 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çalışanının hırsızlık eyleminin taşıma sırasında meydana gelmediği, bu nedenle oluşan zarardan davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/2935, K. 2010/9744, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama