KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3028 E., 2010/9617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
864 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2007/188 - 2008/311 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin butik pastanecilik hizmeti verdiğini, "..." ibareli markanın müvekkili adına 2004/08684 sayı ile tescilli olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının "..." ve "Vanilla" ibareleri başvurularının müvekkili markası sebebiyle reddedildiğini, müvekkili tarafından, markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabetin sona erdirilmesi için çekilen ihtarnameler sonucunda davalının gerekli isim değişikliğini 2-3 Temmuz 2007 tarihleri arasında yapacaklarını bildirdiğini, davalının bundan sonra "NILLA" ibaresini kullanmaya başladığını,
ancak davalı firmanın görüntüde değişiklik yapsa dahi fiilen ambalajlarında ve görsel malzemelerinde "VANILLA" ibaresini kullanmaya devam ettiğini ve bu durumun müvekkili haklarına zarar verdiğini ileri sürerek, yapılan haksız rekabetin tespiti, marka taklidi suretiyle VA...ve ...ibareli malların başka firmalarca dağıtım, stok, pazarlama ve satışının tedbiren durdurulmasını, bu ibareli malları üretmeye yarayan araçlara el konulmasını ve üzerindeki bu ibarelerin imhasını, davalının ticaret unvanındaki ... ibaresinin sicilden terkinini, 10.000,00 YTL. maddi,
40.000,00 YTL. manevi ve 60.000,00 YTL. marka hakkının zarar görmesi sebebiyle itibari tazminata hükmedilmesini, davalının ticaretten men'ini, ve davalının ticaret unvandaki "..." ibaresinin sicilden terkinini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markasının 40 ve 43. sınıflar bakımından tescilli olduğunu, müvekkilinin ise, 30. sınıfta sayılan ürünler kapsamında "..." ibaresini kullandığını, tecavüzün söz konusu olamayacağını, ticaret unvanını ...olarak kullandığını, müvekkilinin kullanımının daha önceye dayandığını, markayı tanınır hale müvekkilinin getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin 13.06.2006 tarihinde ... Pastacılık Gıda Tic. Ltd. Şti ticaret unvanı ile davalı şirketin ise 07.10.2004 tarihinde ... Turizm Gıda San. Tic. Ltd.
Şti. ticaret unvanı ile tescil edildiği, “...” ibaresinin marka başvurusunun ise davacı tarafından 31.03.2004’te yapıldığı, dava dilekçesinin tebliğinden 3 gün sonra davalı şirketin unvan değişikliği yaparakunvanını ...Turizm Gıda San ve Tic.Ltd.Şti olarak değiştirdiği, bu değişikliğin şirketin kullandığı tabela, poşet, karton gibi tanıtım araç ve gerekçelerine de yansıdığı, ticaret unvanının terkinine yönelik talebin konusunun kalmadığı, davalı tarafın dava tarihinden önceki Va...ve ... ibareli kullanımlarının ticaret sicilde tescilli ticaret unvanına ve daha eski kullanımlarının da marka başvurularına dayalı olduğu,
kullanım tarihi itibarıyla marka başvurusu korumasından ve ticaret unvanı korumasından yararlandıkları, dosyaya sunulan kullanım araçlarından da davalının ticaret unvanındaki değişiklik gibi markasal kullanımda bulunduğu, davacının ... markasının tescili tarih itibarıyla önceye dayanmakta ve davalı tarafça da marka tescilinden önce bu ibarenin marka olarak veya ticari işletme olarak kullanıldığına ilişkin delil sunulmamış ise de sunulan tüm delillerden davalının ticaret unvanını ... olarak aldığı ve markasal kullanımın Va...olduğunun anlaşıldığı,
davacının ... markası ile davalının marka olarak kullandığı ve ticaret siciline tescil ettirdiği ...ibaresi arasında iltibas bulunmadığı, ... ibaresi ile ...ibaresinin, görsel ve işitsel olarak benzerlik taşımadığı, ortalama düzeydeki tüketici tarafından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, davalının önceki ibareyi sicilde tescilli unvanına dayalı, unvan değişikliği tescilinden sonraki kullanımının yasal zemine dayalı olduğu, tazminat taleplerinin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, tecavüz teşkil eden ibarenin ticaret unvanından terkini, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, “davalı tarafın dava tarihinden önceki Va...ve ... ibareli kullanımlarının ticaret sicilde tescilli ticaret unvanına ve daha eski kullanımlarının da marka başvurularına dayalı olduğu, kullanım tarihi itibarıyla marka başvurusu korumasından ve ticaret unvanı korumasından yararlandıkları sonucuna varıldığı,
davacının ... markasının tescili tarih itibarıyla önceye dayanmakta ve davalı tarafça da marka tescilinden önce bu ibarenin marka olarak veya ticari işletme olarak kullanıldığına ilişkin delil sunulmamış ise de sunulan tüm delillerden davalının ticaret unvanını “...” olarak aldığı ve markasal kullanımın Va...olduğunun anlaşıldığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de marka tescil başvurusu ile idari nitelikte bir inceleme süreci harekete geçer.
Başvuru ile marka hukuku anlamında öncelik hakkı elde edilir. Bu hak, başkasının aynı işareti aynı mal ve hizmet için marka olarak tescil ettirmesine engel olduğu gibi, başvuru sahibine, mirasla geçen, kabili devir, haciz, rehin ve lisans konusu yapılabilen tescili hedefleyen bir bekleme hukuki durumu sağlar. Bu bekleme hukuki durumundan doğan hak, marka tescil işlemlerinin takibi, gereğinde itiraz, yanlışlıkların düzeltilmesi, başvurunun geri çekilmesi haklarını kapsar.
Ancak başvuru sahibine işareti marka olarak kullanma ve marka olarak korumak hakkı vermez. Başvurusu yapılmış marka haksız rekabet hükümlerine göre korunur (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 4. Bası, sayfa 363). Davalı şirketin 19.11.2004 tarihinde “...” ibareli 43. sınıflar için yaptığı marka başvurusu
tarihinde reddedilmiştir. 30.11.2004 tarihinde “va...+ şekil ” ibareli 29,30 ve 43. sınıflar için yaptığı marka başvurusu 13.04.2005 tarihinde reddedilmiştir. Davacı taraf 06.04.2005 tarihli ihtarında müvekkilinin marka devir sözleşmesiyle devraldığı 31.03.2004 tescil tarihli “...” ibareli markasına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasını ihtar etmiştir.
08.06.2007 tarihli ihtarında da yine müvekkilinin “...” ibareli markasına benzer bulunan “vanilla” ibaresinin kullanılması suretiyle yaratılan markaya tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasını ihtar etmiştir.
Buna göre mahkemenin, “davalının eski kullanımlarının marka başvurularına dayalı olduğu, kullanım tarihi itibariyle marka başvurusu korumasından yararlandığı” şeklindeki gerekçesi yerinde olmayıp yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3028, K. 2010/9617, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama