KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3252 E., 2011/1837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/10/2008 tarih ve 2006/351-2008/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.10.2008 gününde davalı vekili Av. .... geldi, davacı taraf duruşma gününü bildirir tebligata rağmen duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ibareli markanın sahibi olduğunu, ... ibaresinin müvekkilinin müsaadesi olmadan hiçbir şekil ve şart altında kullanılamayacağını, ... markasının ilgili konuda kabul edilmiş ulusal standartlara ve kurallara uygun yapılan ürünleri belirlemek amacı ile müvekkili ile yapılan sözleşme sonucu verilen belge ile kullanılabileceğini, davalının daha önceden müvekkili ile yaptığı sözleşme kapsamında bu markayı kullandığını, davalının 27/07/2005 tarih ve 46032 sayılı beyanname konusu Güney Kore'den ithal ettiği ve sözleşme kapsamı dışında kalan TERMİK RÖLELER ürünü üzerinde ... markasını kullandığının tespit edildiğini,
davalının bu ibareyi yanlışlıkla kullandığını beyan ederek, bu markaların denetim firması tarafından silindiğini beyan ettiğini, bu haksız kullanımın hata sonucu yapılmasının mümkün olmadığını, davalının bu eylemi ile tüketicileri yanıltmaya çalıştığını, piyasada haksız rekabet yapıp haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin gelir kaybına uğradığını ileri sürerek gelir kaybından dolayı 19.385,98 YTL maddi, kamu kurumunun itibarının ve duyulan güvenin sarsılması sebebiyle 9.770,94 YTL manevi tazminatın beyanname tarihi olan 27/07/2005 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu ürün ambalajları üzerinde T.S.E. ibaresinin bulunduğunu, ithalat sırasında öğrendiğini ve hemen hatanın düzeltilmesi yoluna gittiğini ve ambalaj üzerindeki bu ibarelerin silindiğini ve bu durum hakkında gözetim raporu düzenlendiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 19.385,98 YTL maddi ve 9.770,94 YTL manevi tazminatın 27/07/2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3252, K. 2011/1837, 17 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama