KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3314 E., 2011/1861 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 tarih ve 2007/706 - 2008/573 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.02.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmazın davalı şirkete sigortalı olup, 2005 yılından itibaren yer kaymasına maruz kaldığını, taşınmazın Bakanlar Kurulu’nun kararı ile “afete maruz bölge” kapsamına alındığını, belediye tarafından yıkımlara başlanılması sonrasında davalı tarafa sigorta bedelinin ödenmesi istemi ile başvurulduğunu, davalı tarafından ev için belirlenen 143.827 YTL’nın ödenmediğini ileri sürerek, 143.827 YTL’nın 08.09.2005 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bölgedeki yer kaymasının Bakanlar Kurulu kararından önce meydana geldiğini, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, sigortalı konutun bulunduğu binada ve konutta hasar meydana gelmediğini, talebin sigorta kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu konutun bulunduğu bölgenin afete maruz bölge olarak 28.06.2005 tarihinde ilan edildiği, Avcılar Kaymakamlığı tarafından davacıya 06.09.2005 tarihinde kararın tebliğ edildiği, dava tarihi itibariyle TTK’nun 1268.maddesinde yazılı iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı ... şirketine yer kayması rizikosunu da kapsayan konut sigorta poliçesi ile sigortalı davacıya ait taşınmazın Bakanlar Kurulu kararı ile yapılan zemin çalışması neticesi belirlenen yer kaymalarına istinaden afete maruz bölge olarak ilan edildiği, bölgenin ikametgaha yasaklandığı,
belediye tarafından yıkıma başlanıldığı, meydana gelen riziko ve hasarın poliçe kapsamında olduğu, poliçenin düzenlendiği tarihte bölgede yer kaymasına yönelik bir çalışma veya bilginin mevcut olmadığı, dava konusu taşınmazın değerinin 143.827 YTL olduğu sonucuna varılarak, dava konusu bağımsız bölümün davalıya devri şartı ile 143.827 YTL’nın 29.12.2005 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilinin 20.02.2008 tarihli delil listesinin 7 numaralı bendinde yazılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Planlama ve İmar Daire Başkanlığı İmar Müdürlüğü’nün raporunda müdürlük teknik elemanlarınca 25.11.2004 tarihinde teknik incelemenin yapılmış olmasına, dava konusu sigorta poliçesinde sigorta başlangıç tarihinin 16.09.2004 bulunmasına, buna göre davacının riziko gerçekleştikten sonra poliçenin düzenlendiği yönündeki davalı savunmasının yerinde olmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Davacı vekili, davalı şirkete sigortalı davacıya ait taşınmazda yer kayması sonucu oluşan hasar nedeniyle sigorta alacağının tahsilini istemiştir.
Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5.1.5. maddesi uyarınca, binalarda, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte piyasa rayiçlerine göre bulunan yeni inşa bedeli esas tutulur. Ancak bu bedelden eskime, yıpranma ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmeleri indirilir. Bina yeniden inşa edilmeyecekse tazmin kıymeti, binanın rizikonun gerçekleşmesinden bir gün önceki alım satım değerinden arsa kıymeti düşülmek suretiyle bulunur.
Bu yöntem ile davacının isteyebileceği sigorta bedelinin 143.827 YTL olduğunun belirlendiği 20.06.2008 tarihli bilirkişi raporunda ve atıf yapılan ekspertiz raporunda arsa bedelinin bu rakama dahil edilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece tahsiline karar verilen 143.827 YTL’nın davacıya ait taşınmazın davalıya devri şartına bağlanması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3314, K. 2011/1861, 17 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama