KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3431 E., 2010/9670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.11.2008 tarih ve 2008/369-2008/611 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşmeyle, müvekkilinin gerçekleştirdiği taşıma sırasında, Rusya’da kesilen gümrük cezalarından davalının sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, müvekkilince 154.156,00.-Ruble gümrük cezası ile gümrük cezalarından dolayı uluslararası sözleşmeler gereği Manhattan Bank’a 5.861,85.-USD ceza ödendiğini, ayrıca diğer masraflar için verilmesi öngörülen 2.000.-USD bedelli bonoların da verilmediğini ve tahsili için davalıya karşı başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, davanın haksız olması nedeniyle reddi ile % 40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının müvekkiline ödenmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki deliller ve bilirkişi raporlarına göre, davacının gümrük cezası olarak ödediği 5.861,85.-USD alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairemizce, davalının zamanaşımı def’isi hakkında CMR hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının gümrük cezasını davacı tarafından 30.06.1999 tarihinde ödendiği, davalının bilerek kötü hareket ederek gümrük cezasının kesilmesine neden olduğu kanıtlanamadığından davanın bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma akdinden kaynaklanmakta olup, davalı zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Dairemizin, mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca, her ne kadar CMR.’de düzenlenen 1 ve 3 yıllık zamanaşımı sürelerinin değerlendirilmesi öngörülmüş ise de, taşımanın CMR hükümlerine tabi olması, uyuşmazlığa genel hükümlerin uygulanamayacağı sonucunu doğurmaz. Doysa içinde bulunan ve taraflarca imza altına alınan “Sözleşme” başlıklı belgede, davalının, davacının ödeyeceği bazı tutarları ödemeyi kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece, anılan belgenin BK.’nun 133 ve 135. maddeleri kapsamında değerlendirilerek zamanaşımı defi’nin buna göre karara bağlanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3431, K. 2010/9670, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama