KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3481 E., 2010/11379 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Afşin 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.12.2008 tarih ve 2008/217 - 2008/903 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili idare ile davalı arasında imzalanan sözleşmeler ile Afşin Elbistan B Termik Santralindeki kül döküm işinin davalı firmaya verildiğini, davalı firmanın yaptığı iş esnasında çevreye verilen zarardan dolayı müvekkili idare aleyhine tazminat davası açıldığını, Afşin Asliye Hukuk Mahkemesi’nce tazminata hükmedildiğini, mahkeme kararının Yargıtay’ca onanarak kesinleştiğini, bu karar icraya konularak müvekkilinden 19.09.2007 tarihinde 8.448,10 TL tahsilat yapıldığını, davalı firma ile yapılan sözleşmede 3. Şahıslara verilen her türlü zarardan kendilerinin sorumlu olacağı hükmü açıkça yazılı olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu zararın kül taşıma bandından rüzgârın etkisi ile savrulan küllerden ve baca gazlarından doğduğunun bildirildiğini, teknik şartnameye göre küllerin ara stok depolama sahasına kadar taşınması işinin davacıya ait olduğunu, sonrasında müvekkiline ait olduğunu, küldeki nem oranın davacı tarafından %25 olarak ayarlanması gerektiği halde daha az olduğunu, davacının kül stacker sahası yanındaki bir noktadan atık sulama suyunu bedelsiz vermeyi taahhüt etmesine rağmen vermediğini, zarara davacının sebep olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı kurumun sözleşmenin 37-5 maddesini ihlal ederek davalı yükleniciye atık su temin etmesi gerekirken tespit tarihinden çok sonra 15.08.2008 tarihinde sulama yapılması amacıyla atık su temin ettiği, sözleşmenin 37-7 maddesine göre kül stackerden çıkış nem oranının %25 olması gerekirken davacı ...’nin davalı yükleniciye %25’in altındaki nem oranıyla atıkları teslim ettiği, kül taşıma bandının 880 metrelik kısmının üstünün kapalı olduğu, 2500 metrelik kısımda ise külün üstü açık şekilde taşınarak ara stok sahasında davalıya teslim edildiği,
kül taşıma bandına yakın olan taşınmazların rüzgarların da etkisiyle tozumadan zarar gördüğü, zararın davacının kendi ihlallerinden kaynaklandığı, sözleşmenin 37-6. maddesinde yüklenicinin kusurundan kaynaklanmayan nedenlerle 3.şahıs arazilerinin zarar görmesi halinde zarardan yüklenicinin sorumlu tutulamayacağı hükmünün yer aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3481, K. 2010/11379, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama