KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3529 E., 2010/10266 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.10.2008 tarih ve 2006/414-2008/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Kurumun araçların Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliklerine uygunluğunu denetlemek ve projeleri onaylamak yetkisine sahip olduğunu, davalı Anadolu Motorlu Araç...Ltd.Şti.’nin ... imzası ile müvekkili Kurumun Araç Proje Müdürlüğüne tasdik edilmek üzere gönderilen damper kasa kamyon projesinin incelenmesi sırasında proje ekinde gönderilen belgelerde tereddüt hasıl olduğunu, davalı Damp San...A.Ş.’ye sorularak yapılan araştırmada belgelerin kendilerine ait olmadığını belirttiklerini,
diğer davalıların damper kasa projesi onaylatmak amacıyla açık sac kasa kamyon faturasını müvekkiline sunmakla kamu kurumu olan müvekkilini yanıltıcı tutum içine girdiklerini, davalı Damp San....A.Ş.’nin ise usulsüz olarak düzenlendiği açıkça belli olan bu projeye kaşesini basmak ve imzalamak suretiyle eyleme katılmış olduğunu ileri sürerek, haksız marka kullanımı nedeniyle 472,00 YTL maddi, 4.720,00 YTL manevi tazminat olmak üzere toplam 5.192,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline ve kararın gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Damp San...A.Ş.vekili, davaya konu belgelerin diğer davalılar tarafından müvekkili şirketin bilgisi ve onayı dışında sahte olarak düzenlenerek imzalanmış olduğunu, bu nedenle davaya konu olayla ilgili olarak müvekkili şirketin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda usulsüz birtakım belgelerle davacı Kuruma proje başvurusu sözkonusu olup, herhangi bir şekilde marka kullanımı ya da markaya tecavüz halinin bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3529, K. 2010/10266, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama