KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3677 E., 2010/9982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.11.2008 tarih ve 2007/123 - 20085/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife 14.05.1997 tarihinde ortak olduğunu, üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak inşaat uzun süre durduğu için 14.05.2001 tarihinde istifa ederek alacaklarının iadesini talep ettiğini, bu talebe kooperatif yönetimince her hangi bir cevap verilmediğini, 15.05.2006 tarihine kadar beklediği halde yönetimin hareketsiz kalması sonucu aidat borcunu sorduğu, kooperatif tarafından gönderilen cevapla istifanın kabul edilerek karar defterine kaydedildiğinin beyan edildiğini, buna rağmen çıkma payının verilmediğini ileri sürerek, ortaklığın tespitine, aksi durumda kooperatife yapmış olduğu 10.230,00 TL ödemenin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının istifasının kabul edildiğini savunarak davanın reddini Istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ortağın istifasının 31.05.2001 tarihinde yönetim kurulu kararıyla kabul edildiği, dava tarihi itibariyle davacının kooperatifle ortaklık ilişkisi bulunmadığından üye olduğunun tespitine ilişkin talebinin yerinde olmadığı, 2001 yılı bilançosunun 23.06.2002 tarihinde kabul edildiği, bu tarihi takip eden 1 ay sonrası 24.07.2002 tarihinde davacı alacağının muaccel hale geldiği, ödemelerin ertelenmesine dair kooperatifin her hangi bir karar almadığı,
genel giderden davacının payına düşen miktarın mahsubu yapılarak hesaplama yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.820,96 TL davacı alacağının temerrüt tarihi kabul edilen 24.07.2002 tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3677, K. 2010/9982, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama