KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3683 E., 2010/264 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.12.2008 tarih ve 2006/514-2008/742 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.01.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ticari faaliyeti içinde İstanbul Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü’nün İstanbul iline bağlı civar köy yollarının trafik işaret ve levhalarının yapımı ile ilgili olarak açmış olduğu 6 ihaleyi kazandığını, Köy Hizmetleri ile yapılan sözleşmelerde, trafik işaret levhalarının montajının yapılacağı bölgelerde, kesin kabul tarihine kadar geçerli olmak üzere ve tüm riskleri kapsayacak nitelikte “All Risk Montaj Sigortası” yaptırılması zorunluluğu getirilmesi nedeniyle davalı şirket nezdinde sigorta poliçeleri akdedildiğini,
geçici kabul tarihinden önce malzemelerin yerlerine monte edilerek Köy Hizmetleri İl Müdürlüğüne haber verildiğini, ancak, Köy Hizmetlerinde görevli mühendislerce yapılan inceleme ve sayımlar sonucunda eksik levha ve direkler olduğunun 19.12.2000 tarihinde müvekkiline bildirildiğini, söz konusu trafik işaret levha ve direklerinin hırsızlarca çalındığınının anlaşılması üzerine, davalı şirket acentesine durumun 21.12.2000 tarihinde ihbar edildiğini, çalınan ve zayi olan levhaların yeniden yerlerine monte edilerek,
31.12.2000’de geçici kabullerinin yapıldığını, davalı sigortacı tarafından geçici kabul tarihinden sonraki dönemde hırsızlıklar sonucu meydana gelecek hasar ve ziyadan sorumlu tutulamayacakları, geçici kabul tarihinden önce meydana gelen hırsızlıkların ise farklı tarihlerde ve zamana yayılarak gerçekleştiğinden her bir hırsızlık olayının bir hasar sayılacağı ve söz konusu hasarların da 2000 USD muafiyeti altında kaldığından bahisle tazminat talebinin yerine getirilmediğini, oysa, geçici kabulden önceki hırsızlıklardan dolayı tazminat talebinin reddedilmesinin,
somut olayın özelliği ve mantığı gereği yapılan hırsızlıkların tek bir hasar olarak değerlendirilmesi gerektiğinden yerinde olmadığını ileri sürerek, (36.899.762.000)TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Köy Hizmetlerinin 19.12.2000 tarihli yazısında işin henüz bitmediği ve geçici kabule hazır olmadığının bildirildiği, anılan yazıda hırsızlıktan değil, işin noksan yapıldığından bahsedildiğini hırsızlık olayını kanıtlayacak resmi bir zabıt bulunmadığını, hasar ihbarlarının hepsinin 05.03.2002 tarihinde yapılıp, 31.12.2000 tarihinde işin geçici kabulü yapılmakla, hırsızlık olaylarının hepsinin geçici kabulden sonra meydana geldiğini, PGŞ.nın 3/i maddesi uyarınca tazminat talebinin teminat dışında kaldığını, muhtelif tarihlerde gerçekleştiği ileri sürülen hırsızlıkların tek bir olay olarak kabul edilemeyeceği, her bir hasar talebinin 2000 USD muafiyetin altında kaldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, geçici kabulün yapıldığı 31.12.2000 tarihinden önce davacının kaç adet trafik levha ve işaretini montaj mahalline götürerek montajını yaptığına ilişkin bir belgenin dosyada bulunmadığı, dosyaya sunulan zabıta tutanaklarının davayla ilgisi olmayıp 2002 yılında vuku bulan hırsızlık ve hasara ilişkin bulunduğu, davacının 31.12.2000 tarihinden önceki bir hasarı kanıtlayamadığı,
kaldı ki, böyle bir zarar belirlense bile montaj sigortası genel şartlarının 3/i ve 4 ncü maddeleri gereğince davacı tarafından montajı yapıldıktan sonra çalındığı ifade edilen levha ve işaretlerin, montajının yapılmasından ve böylece işverence kullanılmaya ve yararlanılmaya başlamasından sonra sigorta teminatının son bulacağı anlaşılmış olmakla, davalı ... şirketinin tazminatla sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 07.02.2006 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak davanın kısmen kabulü ile 21.660,92 YTL'sı faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3683, K. 2010/264, 13 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama