KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3788 E., 2011/2409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.11.2008 tarih ve 2008/406 - 2008/496 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2011 gününde davacı avukatı ..... ile davalı avukatı . gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Altek Ltd.
Şti.'nin % 80, davalı kardeşi ....'in de % 20 hisseli ortağı iken 1995 yılında askerlik görevini yapacağından hisselerinden bir kısmını 08.12.1995 tarihli sözleşmeile diğer davalı babası Musa'ya bedelsiz olarak devrettiğini, devir sözleşmesinin şirket işlerinde sorun çıkmaması ve askerden sonra iade edilmesi amacıyla muvazalı olarak yapıldığını, askerden döndükten sonra da sorun çıkmadan şirketin müvekkili tarafından yönetildiğini, son dönemlerde davalıların müvekkilini şirket yönetiminden uzaklaştırmaya çalıştıklarını,
hisselerin iadesi istenince sorunlar yaşanmaya başlandığını davalı ...'nın gerçekte hisse satın alacak durumunun olmadığını, hisselerin daha sonrda da davalı ...'e devredildiğini ileri sürerek, müvekkili tarafından davalı ...'ya, ve davalı ... tarafından da diğer davalı ...'e yapılan satış işlemlerinin muvazaa nedeniyle iptali ile hisselerin müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşıma uğradığını, müvekkili Musa'nın 20 yıldan fazla bir süredir birçok şirketin ortağı olup dükkan, arsa ve evlerinin bulunduğunu, dava konusu şirketi de çocukları için kurduğunu, davacının anılan şirketi kurmak için ne sermayesi ne de tecrübesi olduğunu, şirketteki sorunların davacının şirket parası ile kendisine villa alması ile çıktığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının 08.12.1995 tarihli noterden düzenlenen sözleşme ile (800) hissesinden (510) adedini bütün hak ve yükümlülükleriyle birlikte ....'ya devrettiği, devir bedelini aldığının sözleşmede bildirildiği, Musa'nın da 19.10.2006 tarihli sözleşme ile hissesinden bir kısmını ...'e devrettiği, gerekli yönetim kurulu kararlarının davacı katılımı ile alınıp ticaret siciline tescil ettirildiği, davacının aksi yöndeki iddialarını kanıtlayan bir belge ibraz edemediği, ayrıca kendi yaptığı işlemin muvazaalı olduğu iddiasının MK'nun 2. maddesindeki iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3788, K. 2011/2409, 8 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama