KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3943 E., 2010/10105 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.11.2008 tarih ve 2008/517-2008/478 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye Kalkınma ve Dayanışma Vakfı'nın üyesi iken, bu vakfın bünyesinde kurulan davalı konut yapı kooperatifine 1987 yılında üye olduğunu, daha sonra Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nde 1996/497 Esas sayılı davayı açarak, kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, arsadan doğan hakları saklı kalmak üzere diğer alacaklarının tahsilini talep ettiğini, mahkemenin de 1998/821 Karar sayılı ilamı ile müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere diğer alacağının tahsiline karar verdiğini, kooperatife ait müstakil parseller listesinde müvekkiline 88 parsel sayılı arsanın öngörüldüğünü ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin hissesine düşen 88 parsel sayılı arsa payının değerinin belirlenip şimdilik 6.000 TL.sinin en yüksek banka faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatiflerinden iddia edildiği gibi bir alacaklarının bulunmadığını, alacak var ise bile Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, ayrıca Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nin 1996/49 Esas sayılı dosyanın derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın davalı kooperatif aleyhine Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nde açtığı davada isteğinin kısmen kabulüne karar verildiği, kısmi dava açılması ile alacağın yalnız o kısmı için zamanaşımının kesildiği, dava dışı kalan alacak kısmı bakımından hak saklı tutulmuş olsa bile zamanaşımının kesilmediği, davacının kooperatif ortaklığından 01.06.1994 tarihinde ayrıldığı, aradan geçen süreye göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin fazlasıyla geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3943, K. 2010/10105, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama