KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3953 E., 2011/2516 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2007/52-2008/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2011 gününde davacı vekili Avukat .....ile davalılar 1- Unmaş Unlu Mamüller San.ve Tic.
A.Ş. vekili Avukat .... duruşmaya geldi, davetiye tebliğine rağmen TPE vekili avukat duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 29., 23. ve 30. sınıflarda "ETİ MEK", "PEY MEK", "MEK", ibareli tescilli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 2005/00781 sıra numarası ile "ÇİKO MEK" ibaresini 30. mal/hizmet sınıfında tescili için başvuruda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, davalı şirket markasının tescili halinde müvekkiline ait "MEK" ibareli markalarla karışıklığa yol açacağı ve müvekkiline ait tanınmış "MEK" markasının tanınmışlığından yararlanacağını, müvekkiline ait markanın ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ve müvekkili şirketin itibarını sarsacağını ileri sürerek,
TPE YİDK’nun 12.07.2007 tarih ve 2007-M-3526 sayılı kararının iptali ile markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğünün tespiti ile marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davalı şirketin başvurusunun davacı şirketin markaları ile benzemediğini ve halk tarafından karıştırma ihtimali bulunmadığını, TPE tarafından yapılan işlemlerin doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin "UNO" markasının tanınmış olduğunu, endüstriyel ekmek pazarının %80'inden fazla bir kısmının müvekkilinin elinde bulunduğunu, "MEK" ekinin "EKMEK" kelimesinin bir eki olduğunu, bu ekin ekmek ve unlu mamüller sektöründe yaygın olarak kullanıldığını, "MEK" hecesinin ayırt edici niteliği bulunmadığını, markaların ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olmadığını, tüketici tarafından karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin tescil başvurusunda bulunduğu ibare ise "UNO ÇİKOMEK BOL VİTAMİNLİ ÇOK LEZZETLİ + ŞEKİL" olduğu, davacı markalarının "ETİ MEK", "PEYMEK", "MEK" ibarelerinden oluştuğu, davacı markalarındaki asıl unsurun MEK ibaresi olduğu, bu nedenle davalı başvurusunun benzer olduğu gibi davacı markalarının bir serisi gibi algılanmasının mümkün olabileceği , markaların sınıfsal olarakta örtüştüğü, bilirkişi raporunda davacıya ait "ETİ MEK " ibareli markanın tanınmış olduğu tespit edildiği gibi, kesinleşen yargı kararları ile de sabit olduğu,
davacı markasının 556 sayılı KHK'nin 8/4. maddesi uyarınca tanınmışlığı dikkate alındığında, davalı şirket başvurusundaki 30. emtia sınıfında yer alan gıda maddelerinde tescilinin 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi uyarınca halk tarafından karıştırılabileceği gibi, 8/4. maddesi uyarınca davacı markalarının itibarından haksız yararlanacağı, itibarını zedeleyebileceği düşünüldüğünden bu hizmet sınıfı için itirazın yerinde olduğu, uzman bilirkişi heyetinin teknik hususlardaki görüşleri dikkate alındığı,
fakat taraf markalarının benzeyip benzemediği ve halk tarafından karıştırılıp karıştırılmayacağına ilişkin hususlar hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenebileceğinden bilirkişilerin bu yöndeki görüşlerine itibar edilmediği, TPE'den gelen yazıdan davaya konu başvurunun marka olarak tescil edildiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile TPE YİDK'nun 12.07.2007 tarih ve 2007-M-3526 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 10.01.2005 tarih ve 2005/00781 sayılı markanın hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE ve davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3953, K. 2011/2516, 10 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama