KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3969 E., 2010/10068 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ağrı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2008/279 - 2008/585 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile Ağrı şeker pancarı işletmesi arasında yapılan taşıma sözleşmesi gereğince, pancar taşıma işinin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davalının oğlu olan ... ’ın da müvekkili şirket tarafından kiralanan davalıya ait kamyonu kullanarak müvekkili adına taşıma yaptığını ancak, 14.10.2006 tarihinde teslim alınan pancarların fabrikaya teslim edilememesi nedeniyle pancar bedellerini kendilerinin ödemek durumunda kaldıklarını, bu bedelin tahsili için davalı ve oğlu ... hakkında yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini ve alacağın %40 ı oranın da icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, nakliye sözleşmesine aykırı hareket edilmesi nedeni ile davacının zarara uğradığı, bu zararın, sözleşmeye aykırı hareket eden tarafça karşılanması gerektiği gerekçesi ile davalının itirazının iptaline ve davalının, borçlunun mirasçısı olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1 - Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının oğlu tarafından taşınan şeker pancarlarının Ağrı Şeker Pancarı Fabrikasına teslim edilmediği ileri sürülerek açılan itirazın iptali davasında, davalı tarafça, oğlunun bir başka yerde kaza yaparak hayatını kaybettiği ve ilgili teslim belgelerinin bu araç içinde olduğu savunulmuş ancak mahkemece bu hususlar araştırılmadığı gibi davanın kabulüne karar verilirken ilgili pancarların fabrikaya teslim edilip edilmediği ve bedelinin ne olduğu gibi hususlar da aydınlığa kavuşturulmamıştır.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davaya konu pancarların teslim edilip edilmediğinin belirlenmesi için Ağrı Şeker Fabrikasına yazı yazılmalı ve davalının oğlu olan araç sürücüsünün hayatını kaybettiği bildirilen kazaya yönelik olarak kamu kurumlarınca ne gibi işlemler yapıldığı araştırılarak, kazaya karışan araç içindeki belgelere ulaşma olanağı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, pancarların teslim edilmemiş olması halinde, bunun bedelinin davacı tarafından Ağrı Şeker Fabrikasına ödenip ödenmediği sorulmalıdır.
Öte yandan dosya içinde mevcut, fabrika tarafından düzenlenen yazı içeriğine göre, pancar bedeline % 50 oranında ceza eklendiği de dikkate alınarak, gerekirse davacı ile Ağrı Şeker Fabrikası arasındaki taşıma sözleşmesi de getirtilip konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davaya konu pancar bedellerinin tespiti sonucunda oluşacak kanaate göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
2 – Kabule göre de, mahkemece takibin devamı yönünde hüküm kurulurken, ticari avans faizi oranının ne sebeple % 38 oranında belirlendiği hususunda kararda açıklık bulunmaması dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3969, K. 2010/10068, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama