KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4096 E., 2010/10151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.12.2008 tarih ve 2006/206 - 2008/1476 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sel ve su baskını rizikolarına karşı sigortalı konutun çatısında yapılan tamirat sırasında çıkan yangın sonucu söndürmek için sıkılan suyun sigortalı konuta zarar verdiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, davalıların işveren ve işi yapan kişiler olarak hasardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 7.234 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekilleri, ayrı ayrı husumet itirazı ile birlikte davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... ve ...’nın apartman yöneticisi olarak sorumluluklarının bulunmadığından bu davalılar yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 5.788,14 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, konut sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, sigortalı konutun bulunduğu binanın kat maliklerine temsilen yöneticiler aleyhine iş bu davayı açmış olup, Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre kat malikleri kurulu kararını gerektiren işlerde husumetin kat maliklerine yöneltilmesi gerektiğinden yöneticiye karşı doğrudan dava açılması mümkün değildir. Ancak davalı olarak yönetimin gösterilmesinde, husumetin yanlış yöneltilmesinden değil, HUMK’nun 179/1. maddesinde öngörülen, dava dilekçesinin eksik düzenlenmesinden söz edilmelidir.
Bu durum karşısında mahkemece, dava dilekçesinde gerçek davalılar olan kat maliklerinin gösterilmesi hususunda davacıya süre verilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra davalı gösterilen yöneticilerin de kat maliki olup olmadıkları belirlenerek tüm kat maliklerinin bina sahibi ve adam çalıştıran sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu olduklarının kabulü ile oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, davacı vekili zararın tüm davalılardan müteselsilen tahsilini istemiş olup, tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, BK'nun 50. ve 51. maddeleri uyarınca, zarardan müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, aynı Kanunu’nun 141. maddesine göre, borcun tamamından sorumludurlar. Sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre birbirlerine rücu hakkı mevcuttur.
Bu itibarla, mahkemece, sigortalı konutta meydana gelen zarardan davalı ... ve Aslan kusurlu bulunduğuna göre zararın tamamından sorumlu olmaları yönünde hüküm tesis edilmesi gerekirken, kusur oranlarına göre sorumlu tutulmaları doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4096, K. 2010/10151, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama