KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4218 E., 2010/11041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 tarih ve 2007/581 - 2008/710 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesaplarında bulunan 9.302,61 GBP’nin müvekkilinin talimatı olmaksızın üçüncü kişilere ödendiğini ileri sürerek, anılan miktarın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüm ödeme ve havalelerin davacının bilgisi ve talimatı doğrultusunda yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından 11293506,11079452 ve 11173154 nolu hesaplar açısından havale talimatları verildiği ancak davacıya ait 11079521 nolu hesap için talimat verilmediğinden bu hesaptan yapılan 3.235,00 GBP’nin davacıya iadesinin gerektiği gerekçe belirtildikten sonra gerekçeyle örtüşmeyen şekilde davada tam kabul hükmü kurularak 9.302,61 GBP’ni davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka nezdindeki hesaptan davacının iradesi dışında üçüncü kişilere ödendiği iddia olunan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK’nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davanın dava değeri olan 9.302,61 GBP miktarıyla kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Ancak, kararın gerekçe bölümünde bilirkişi raporunun kabul edildiği belirtilerek bu doğrultuda davanın 3.235,00 GBP olarak kısmen kabulünün gerektiği ve bu nedenle kısmen kabul kararı verildiği yazılmak suretiyle hüküm ile çelişkili bir durum ortaya çıkartılmıştır. Bu durum karşısında, karar ile gerekçenin açık şekilde birbirine tezat oluşturacak şekilde yazılması doğru görülmemiş, mahkemenin kabul iradesinin ne yönde geliştiği tespit edilemeyen kararın yeni bir karar tesisi için bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4218, K. 2010/11041, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama