KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4410 E., 2011/3322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- AV....
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.10.2008 tarih ve 2007/157 - 2008/265 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.03.2011 gününde davacı avukatı ..... ile davalı ...
San.A.Ş. avukatı ... gelip, diğer davalı TPE Başkanlığı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çikolata ve şekerleme alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı şirketin endüstriyel tasarım olarak tescil başvurusunda bulunduğu ambalaj tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliği bulunmadığını, bu konuda müvekkilince yapılan itirazın davalı TPE tarafından reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK’nun 19.04.2007 tarih ve 2007-T-261 sayılı kararının iptaline, 2006/1890-13 ve 14 numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne, üretilmiş olan ambalajların satışa sunulmasının durdurulmasına ve imhasına, dava konusu ambalaj kullanılarak yapılan reklam ve ilanlarda, basılı kağıt ve ambalajlarda kullanılmasının önlenmesine, üretimde kullanılan alet ve kalıpların toplanarak imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacıya ait tasarımın genel izlenim itibariyle müvekkiline ait tasarımlardan farklı olduğunu, iptali istenen her iki tasarımın da müvekkili şirketin AR-GE çalışmaları sonucu hazırlatılıp tescil edildiğini, tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliği bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı itiraz ve iddiasına gerekçe olarak gösterilen önceki tarihli markalar, ambalajlar ve deliller ile davalı şirket adına gerçekleştirilen 2006/1890-13 ve 14 numaralı tasarımların karşılaştırıldığı, 2006/1890-14 numaralı tasarım ayırtedici bir tasarım ise de, bu tasarımın benzerinin tescil başvuru tarihinden geriye dönük olarak bir yılı aşkın süre (yaklaşık 14 ay) önce bizzat davalı tarafından kamuya sunulduğu, bu hususun 2006/170 D.İş sayılı dosyaya sunulan ambalaj örnekleri ile anlaşıldığı,
2006/1890-13 sayılı tasarımın ise davacının 115815 ve 2002/18972 sayılı “dalga şekli” ihtiva eden markalarına benzemediği, yeni olduğu ve ayırtedilebilirlik niteliği taşıdığı ve bu nedenle tescil engelinin bulunmadığı sonucuna varılarak davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK’nun 19.04.2007 gün ve 2007-T-261 sayılı kararının 2006/1890-14 sayılı tasarım yönünden kısmen iptaline, 2006/1890-14 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve tasarım sicilinden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4410, K. 2011/3322, 24 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama