KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4436 E., 2010/10698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2008 tarih ve 2006/367-2008/447 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... ile müvekkili arasında ‘sözleşme yapma ve prim tahsil etme yetkisine haiz acentelik sözleşmesi’ imzalandığını, cari hesap şeklinde ticari ilişkinin devam ettiğini, davalının 30.04.2004 tarihli mutabakatname ile borç bakiyesini 53.598.428.159 TL olarak bildirdiğini, bunun kabul edilmediğini, itiraza rağmen bu miktar üzerinden mahsuplar yapıldığını, fazladan tahsilat gerçekleştirildiğini ileri sürerek, 38.113.53 YTL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 24.06.2005 tarihi itibariyle feshedildiğini, kendisine verilen vekaletname gereği bizzat düzenlediği poliçelerin ücret tutarlarının hesabına borç kaydedildiğini, tahsil edildiğinde kesin borcun ortaya çıktığını, davacı tarafın depo(nazım) hesaplarında acente borcuna karşılık olarak vadeleri bekletilen ödeme araçlarını ödenmiş gibi acente borcundan düşmek suretiyle yanılgıya düştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında acentelik sözleşmesi imzalandığı, kayıtların incelendiği, davacının iddia ettiği alacağının olmadığının her iki bilirkişi raporunda açıklandığı, BK'nun 62 nci maddesi uyarınca ihtirazi kayıtsız olarak borcunu ödeyen davacının, kendisini borçlu zannederek hataen ödediğini ispat etmedikçe istirdadını talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4436, K. 2010/10698, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama