KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4474 E., 2010/4296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kırşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2008 tarih ve 2000/479-2008/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan ... ve ... vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla,
duruşma için belirlenen 13.04.2010 gününde davacılar avukatı ... ve diğer davalı ... A.Ş.avukatı ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları kamyonetin neden olduğu trafik kazası neticesinde kamyonette yolcu olarak bulunan davacıların eşi ve babası olan ...' in vefat ettiğini ileri sürerek davacı ... için (63.353,39) YTL maddi ve (3.000,00) YTL manevi tazminat, küçük ... için (31.314,62) YTL maddi ve (1.000) YTL manevi, küçük ...için (18.528,80) YTL maddi ve (2.000,00) YTL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... ve ... vekili, olayda hatır taşımasının söz konusu olduğunu, kusur oranının yeniden belirlenmesi gerektiği, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı tarafın olayda hatır taşıması olduğuna dair iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için (63.353,39) YTL maddi ve (2.500,00) YTL manevi, davacı Zübeyir için (21.528,80) YTL maddi ve (1.500,00) YTL manevi tazminatını, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılardan ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava trafik kazası neticesinde desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacıların desteğinin yeğeni olan ... tarafından kullanılan araçta yolcu olarak bulunduğu esnada meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiği tartışmasızdır,araç aynı zamanda ölenin kardeşine aittir.Olayın meydana geliş şekli ve taraflar arasındaki yakın akrabalık ilişkisi,yargılamada dinlenilen tanık anlatımları ile müteveffanın ...'ın kullandığı araçta ücretli yolcu olmadığı, bu araca sırf hatır için bindirildiği anlaşılmaktadır.
Tazminat alacaklılarının desteğinin bir çıkar karşılığı olmaksızın taşındığı olaylar da taşıyanın onlara karşı sorumluluğu haksız eylemden doğma bir sorumluluk olmakla beraber ortada hatır için taşıma söz konusu bulunmakla tazminatın kapsamı üzerinde özel olarak durulması gerekmektedir.
Her ne kadar Karayolları Trafik Kanununda bu şekilde taşıma durumunu düzenleyen özel bir hüküm yoksa da hatır taşımasında araç sahibini borç altına sokmaya matuf bir irade mevcut olmadığı için bu taşımalarda ne bir taşıma sözleşmesi ne de başka bir akit vücut bulur.
Hatır taşımacılığında yalnız yolcunun yararı söz konusu olduğu ve araç sahibi ivazsız bir şekilde hareket ettiği cihetle bu gibi hallerde BK.nun 43. maddesinin uygulanması suretiyle zararın bir bölümünün zarar görenin yakınlarının üzerinde bırakılması gerekir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulaması bu doğrultudadır. 0 halde mahkemece bu yönün göz önünde tutulmamış olması yasaya aykırı olup,kararın açıklanan nedenle mümeyyiz davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4474, K. 2010/4296, 21 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama