İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/454 K.2010/8240

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.09.2008 tarih ve 2006/242 - 2008/491 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2009/454Karar2010/8240Tarih12 Temmuz 2010Okuma5 dk · 1.079 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/454 E., 2010/8240 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Temmuz 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.079 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.09.2008 tarih ve 2006/242 - 2008/491 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan davalı bankada bulunan iki ayrı hesabından 17.11.2005 ve 18.11.2005 tarihlerinde toplam 66.020 YTL'nin internet bankacılığı yolu ile transfer edilmiş olduğunu, müvekkilinin davalıya 20.12.2005 tarihinde ihtarname gönderdiğini, müvekkilinin olayda hiçbir ihmali ve kusurunun bulunmadığını, davalı bankanın müşterilerinin bir güven kurumu olarak kendisine yatırdığı mevduatları özenle saklama borcunun olduğunu ileri sürerek, 66.020 YTL alacak ile birlikte 1.000 YTL maddi ve 30.000 YTL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 20.12.2005’ten itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili bankanın kusuru olmadığını, tüm güvenlik önlemlerinin alındığını, davacıya tevdi edilen kullanıcı adı, şifre ve parolayı özenli ve dikkatli bir biçimde saklama yükümlülüğünün olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, internet bankacılığı kullanan davacının bilgisayar ve internet konularında uzman olmasının beklenemeyeceği, davacının şifresini korumaya yönelik sorumluluğu dışında bir görevinin bulunamayacağı, bunu yerine getirmediği konusunda somut bir delil bulunmadığı, davalı taraf olan bankanın dava konusu olan internet bankacılığı hususunda tecrübeli, kural koyucu, bilgili, üstün ve yetkin taraf olarak güvenlik için uygulanması gereken tüm tedbirleri ve mecburiyetleri koyucu taraf olduğu,

ihtarname örneğinde tebligat şerhi bulunmadığından temerrüt tarihinin tespit edilemediği gerekçesiyle, 66.020 YTL’nin dava tarihinde itibaren faiz cinsi talebiyle bağlı olarak yasal faiziyle birlikte tahsiline, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin de aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentler dışında sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2) Davacı taraf dava dilekçesinde alacağın ödenmesine ilişkin gönderilen 20/12/2005 tarihli ihtarname ile davalı bankanın temerrüde düşürüldüğünü belirtilerek bu tarihten itibaren alacağın reeskont faiziyle birlikte tahsili talep edilmiştir. Ancak, mahkemece ihtarname örneğinde tebligat şerhi bulunmadığından temerrüt tarihinin tespit edilemediği gerekçesiyle dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alacağın tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece bir örneği dosya içerisinde bulunan ihtarnamenin gönderildiği noterlikten tebliğ tarihinin sorulmak suretiyle temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3) Kanuni faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasayla değiştirilen ve 01.01.2000 tarihinde yürürlüğe giren değişik 1 nci maddesi hükmüne göre %30 yasal faiz oranından vazgeçilerek, bunun yerine Merkez Bankasının kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranında faiz uygulamasına geçilmiş,

anılan Yasanın 2 nci maddesinin 1 ve 2 nci fıkralarının birlikte değerlendirilmesinden anlaşıldığı üzere ve değişik 1 nci maddeye yapılan atıf nedeniyle ticari olmayan işlerden doğan para alacaklarında reeskont oranında temerrüt faizi istenebileceği 2/f-2. maddesi hükmüne göre ise yukarıda belirtilen değişiklik tarihinden itibaren ticari işlerde Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı ve reeskont oranına göre daha yüksek bir oranı ifade eden avans faizi oranında temerrüt faizi istenebileceği düzenlenmiştir.

Daha sonra 5335 sayılı Yasayla 1 nci madde hükmü yeniden değiştirilmiş, 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren hükme göre yasal faizin (ticari olmayan işlerde uygulanan temerrüt faizi) reeskont oranına göre belirlenmesi düzenlemesinden vazgeçilip, reeskont oranı tabiri madde metninden çıkartılmış bunun yerine artırılma-indirilme yetkisi Bakanlar Kurulu’na bırakılan ve belli bir oranı ifade etmekte olan (önce %12 iken 01.01.2006 tarihinden itibaren %9) yasal faiz uygulamasına geçilmiş bulunmakta ve böylece 01.01.2000 tarihinden önceki dönemde ticari işlerde 01.01.2000-01.05.2005 tarihleri arasında ise ticari olmayan işlerde temerrüt faizine esas olarak uygulanan reeskont oranına yasa metninde yer verilmemiştir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda halli gereken husus davacının reeskont oranı tabirinin yasadan çıkarıldığı 01.05.2005 tarihinden sonra da ticari işlerde reeskont oranına göre temerrüt faizi isteyip isteyemeyeceği buna Yasanın 2/f.2. maddesi hükmünün engel teşkil edip etmeyeceği, bir başka ifadeyle ticari işlerde ancak avans faizi mi istenebileceği, bunun dışındaki istemlerin yasal faiz istemini mi ifade edeceği noktasında toplanmaktadır.

Yasanın 2/f.2. hükmünde “…ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir” denilmekte olup, istenebilir şeklindeki düzenlemenin para alacaklısının ancak avans faizi isteyebileceği böyle bir talep yerine somut olayda olduğu gibi reeskont faizi istemesi halinde avans faizinden vazgeçtiği ve artık ancak 2/f-1. hükmü yollaması ile aynı Yasanın 1 nci maddesine göre yasal temerrüt faizi isteyebileceğini düşündürmekte ise de, bu kabul tarzının aşağıda açıklanacak nedenlerle isabetli olamayacağı ve yasanın böyle bir sonucu amaçlamadığı kabul edilmelidir.

Yasal düzenlemenin değerlendirmesine geçildiğinde, yukarıda anılan madde metninde yer alan istenebilir hükmünün alacaklının en çok hangi oranda faiz talep edebileceği bir başka ifadeyle azami faiz oranını gösterdiği onun da avans faizi olduğu yoksa alacaklının avans faizi istemesi mümkün iken tercihini bu yönde kullanmayıp, ondan daha düşük oranda bir faiz oranını ifade eden belli bir faiz türüne veya orana göre talepte bulunmasına engel teşkil edemeyeceği,

aksine bir düşüncenin alacaklının ihtiyarında olan daha az oranda faiz isteme yetkisinin alacak ticari bir işten doğmuş olsa bile ya isteyebileceğinin en azını (yasal faiz) ya da en çoğunu (avans faizi) isteyebilirsin şeklinde yasa ile elinden alınmasının avans faizinden az yasal faizden çok olan bir orana göre faiz talep etmesini engelleyeceği sonucunu doğuracağı, bunun da alacaklıyı avans faizi talebine yönelterek borçlunun durumunu ağırlaştıracağı oysa yasanın böyle bir amacı olamayacağı gibi alacaklının talep hakkını tercih yönünden sınırlandırdığı da düşünülemez.

Ancak bu arada şunu da ifade etmek gerekir ki alacaklının avans faizinden daha az oranda talep ettiği faizin sadece adi işlerde uygulanacağına ilişin bir düzenleme varsa veya istenen faiz türünün oran olarak belirlenebilirliği yoksa böyle bir halde alacaklının Yasanın 1 nci maddesi hükmüne göre faiz talep ettiğini kabul etmek gerekecektir.

Somut olaya dönüldüğünde davacı reeskont faizi talep etmiştir. Reeskont faizi Merkez Bankasının reeskont işlemlerinde uyguladığı iskonto oranı olup, Merkez Bankasının yayınladığı orana göre belirlenmesi mümkün olduğu gibi daima avans faizinden düşük bir oranı ifade ettiği de dikkate alındığında ve yukarıda yapılan açıklamalar ve varılan sonuca göre yasa metninde 01.05.2005 tarihinden itibaren yer almasa da davacının ticari işten doğan alacağı için avans faizi yerine reeskont faizi talep edebileceği gözetilerek, buna göre karar verilmek gerekirken yasal faize karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, şağıda yazılı bakiye 3.030.28 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/454, K. 2010/8240, 12 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/454
Karar No
2010/8240
Tarih
12 Temmuz 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/454 K.2010/9954
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/458 K.2010/9943
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2009/459 K.2010/13227
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/469 K.2010/10263
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2009/480 K.2010/9961
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2009/490 K.2010/14730

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.