İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/455 K.2010/8990

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.06.2008 tarih ve 2007/206-2008/372 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2010…

Esas2009/455Karar2010/8990Tarih21 Eylül 2010Okuma4 dk · 751 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/455 E., 2010/8990 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Eylül 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

751 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.06.2008 tarih ve 2007/206-2008/372 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2010 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ...’in diğer davalı şirketteki 1/2 hissesinin tamamının müvekkiline devre amacıyla noterden 16.10.2000 tarihli sözleşme düzenlendiğini, diğer ortak ...’ın devri kabul etmemesi nedeniyle anılan sözleşmenin uygulanamadığını ve tarafların mecburen devirden vazgeçtiklerini, ancak müvekkilinin 24.06.2005 tarihli ticaret sicil gazetesinde anılan devir sözleşmesinin 16.06.2005 tarihli ortaklar kurulu kararıyla kabul edilip tescil ve ilan edildiğini gördüğünü, bunun davalı ...’in vergi borçlarından kurtulması amacıyla yapıldığını, gerçekte ...’in 2000-2005 yılları arasında şirketteki faaliyetine devam ettiğini ileri sürerek,

anılan devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitin, 5 yıl sonra devre onay veren ortaklar kurulu kararının iptalini ve müvekkilinin davalı şirket ortağı olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, dava konusu hisse devir sözleşmesinin geçerli olduğunu ve bizzat davacının oyalaması nedeniyle tescil ve ilan edilmediğini, 2005 yılı Haziran ayında şirketin vergi borcu dolayısıyla pasaportuna el konulunca Müvekkilinin de durumu öğrendiğini ve devir hususunun tescil ve ilan edildiğini, davacının devir tarihinden sonra şirket faaliyetlerine katıldığını, davanın hak düşürücü süresi içinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., 16.10.2000 tarihindeki devir işlemine muvafakatinin bulunduğunu, davacının da anılan tarih itibariyle ortak sıfatıyla hareket ettiğini, davanın haksız olduğunu bildirmiştir. Davalı şirket temsilcisi savunmada bulunmamıştır.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu devir sözleşmesinin TTK’nun 520. maddesinde düzenlenen şekle uygun yapıldığı, bu hususun şirkete karşı hüküm ifade edilmesi için pay defterine kaydedilip ortakların 3/4’ünün devre muvafakatinin gerektiği, hisse devir tarihi itibariyle bu şartın tamamlanmadığı, dolayısıyla sadece noterden devir sözleşmesi yapılmasının geçersiz olduğu,

sözleşme tarihinden beş yılsonra diğer ortaklarca devrin pay defterine kaydedilip tescil ve ilan edilmesinin MK’nun 2. maddesi uyarınca geçerli olmayacağı, ancak devir hususu tescil ve ilan edildiğinden davacının ticaret sicil memurluğunu da hasım göstermesi gerektiği,

yine davacının ticaret siciline davalı şirket ortağı olarak kaydedilmiş bulunması nedeniyle geriye dönülerek hisse devrinin ve ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle davacının ticaret sicili kaydının iptali istemiyle ticaret sicil memurluğunu hasım göstermek suretiyle dava açmak hakkı saklı kalmak üzere davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ile bu devre beş yıl sonra onay veren ortaklar kurulu kararının iptali istemlerine ilişkindir.

TTK.’nun 520. maddesinde pay devrinin limited şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartı ile hüküm ifade edeceği, devir hususun pay defterine kaydedilebilmesi için de ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması gerektiği kabul edilmiştir.

Dava konusu olayda her ne kadar hisse devir sözleşmesi noterde düzenlenmiş ise de, devir tarihi itibariyle gerekli çoğunlukta ortakların devre muvafakatleri sağlanmamış ve devir pay defterine işlenmemiştir. Bu durumda yasanın açık ve emredici nitelikteki hükmü karşısında, TTK.’nun 520. maddesine uygun ve geçerli bir devrin varlığından söz edilemez.

Devralan davacı da noterden yaptığı devir sözleşmesi dışında, yasanın aradığı diğer şartların yerine getirilmediğini görünce devrin gerçekleşmediğini düşünmekte haklıdır. Şirketin vergi borçlarının artmasından ve aradan beş yıl geçmesinden sonra devir için gerekli olan ortaklar kurulu kararının alınmasının ve devrin pay defterine kaydedilmesinin, MK.’nun 2. maddesinde belirtilen iyi niyet kuralına uygun bulunduğu kabul edilemez.

Nitekim mahkeme de aynı gerekçelerle yapılan işlemleri geçersiz saymış ve davalı tarafça hüküm gerekçe yönünden temyiz edilmediğinden, gerekçenin anılan kısmı davacı yararına kesinleşmiştir. Esasen mahkemenin yapılan işlemlerin iyi niyet kuralına aykırı ve bu nedenle de geçersiz olduğuna dair saptamasında bir usulsüzlük de yoktur.

Ancak devir hususunun tescil ve ilan edilmesinin gerekmesi nedeniyle ticaret sicil memurluğunun da davada hasım gösterilmesi ve bu yapılmadan açılan davanın reddinin gerektiği yönündeki mahkeme gerekçesi doğru değildir. Zira davacı tarafından işbu dava sonucunda alınacak kesinleşmiş ilamın ibrazı ile ticaret sicil memurluğu nezdinde infazı sağlanabilir. Bunun için ticaret sicil memurluğunun davada taraf olması gerekmez.

Kaldı ki davacının ticaret sicil kayıtlarının düzeltilmesi yönünde bir talebi bulunmayıp, işin bu kısmına yönelik olarak infaz aşamasında çıkabilecek bir uyuşmazlığın ayrıca dava konusu yapılabileceği de tabiidir.

Bu durum karşısında mahkemece, davanın yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/455, K. 2010/8990, 21 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/455
Karar No
2010/8990
Tarih
21 Eylül 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/457 K.2010/8852
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/497 K.2010/9004
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/501 K.2010/9005
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/521 K.2010/13178
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/528 K.2010/9519
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/536 K.2010/9547

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.