KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4567 E., 2011/1678 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/07/2008 tarih ve 2006/55-2008/505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Erhak Ltd. Şti.
Vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı .... gelip, davetiye tebliğine rağmen davalılar ... ve ... duruşmaya gelmediler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı ve dava dışı Masa Ltd. Şti'ne ait silindir iş makinasının, davalılar tarafından Mersin'den Irak'a taşınması sırasında uğradığı hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, (106.702,20) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Erhak Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalısürücünün % 100 oranında kusurlu bulunduğu, davalı şirketin de taşıyıcı sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın (106.700) TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Erhak Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emteanın davalılarca gerçekleştirilen Mersin-Irak taşıması sırasında hasara uğradığı iddiasına dayalı alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davalı Erhak Ltd. Şti. vekilince yargılama boyunca müvekkilinin dava konusu taşıma işi ile hiçbir ilgisinin olmadığı, müvekkili aleyhine sunulan belgelerin de sahte olduğu savunulmuş, mahkemece anılan savunma üzerinde durulmamıştır. Davacı vekili ise davalı şirketin taşıyıcı olduğunu ispatlamak amacıyla üç adet belge sunmuştur. Bunlardan ilki davalı Erhak Ltd. Şti. antetli ve kaşeli CMR sözleşmesidir. Ancak anılan belgede davalı şirketin imzası yoktur.
Bu durumda mahkemece anılan antetli belgenin ve kaşenin davalı şirkete ait olup olmadığı araştırılmalı, eğer davalı şirkete ait ise bu kez de başkalarının eline nasıl geçtiği ve dava konusu taşımada nasıl kullanıldığı konusunda davalı şirkete savunma hakkı tanınmalıdır. Davacının sunduğu ikinci belge Mersin Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğü’nce düzenlenen gümrük beyannamesidir. Bu beyanda bulunan da Erhak Ltd. Şti. adına ....’dır.
Davalı şirket vekili ise bu kişinin müvekkili çalışanı olmadığını savunmuştur. O halde mahkemece gümrükteki işlemlerin kim tarafında yapıldığı, davalı şirket adına bir vekaletname veya temsil belgesi ibraz edilip edilmediği ve Kamuran Kayar’ın davalı şirket çalışanı olup olmadığı araştırılmalıdır. Davacının sunduğu üçüncü belge ise davalının davacı şirketin sigorta ettireni Nasa Ltd. Şti.’ne, yapılacak yükleme bilgilerini bildirdiği 13.04.2005 tarihli faks belgesidir.
Davalı şirket vekili bu belgenin de sahte olduğunu savunmaktadır. O halde mahkemece PTT. kayıtlarından anılan belgedeki faks numarasının davalı şirkete ait olup olmadığı ve yine aynı belgedeki kaşe ile imzanın davalı şirkete aidiyeti araştırılmalıdır. Bu araştırmalardan herhangi birisinde davalı Erhak Ltd. Şti.’nin taşıyıcı olduğu sonucuna varıldığı takdirde ise anılan şirketin zarardan sorumlu tutulması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan araştırmaların yapılması ve davalı Erhak Ltd. Şti.’nin hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4567, K. 2011/1678, 15 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama