KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/465 E., 2010/11327 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.854 kelime·9 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2008 tarih ve 2003/127 - 2008/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl davada davalılar vekili ve asıl davada davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, "Halka ve Olaylara Tercüman" gazetesinin dava dışı Tercüman Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. adına sahibi ... tarafından çıkartılan ve ölümünden sonra 1975-1995 yılları arasında devam ettirilen günlük siyasi bir gazete olduğunu, bu şirketin ...'ın ölümünden sonra iflas ettiğini ve mirasçılarının mirası reddettiğini, bu gazetenin iflas masasında gayri maddi hak olarak yer aldığını, ...'in iflas idaresinden ihale ile bu gazete ismini satın alıp ...
A.Ş.'ye aynı tarihte devrettiğini, Tercüman ve Akşam Gazeteleri ile yayınına devam eden ... A.Ş.'nin tüm hisselerinin ... Holding A.Ş.'ye dahil şirketlere devredildiğini, "Halka ve Olaylara Tercüman" gazetesinin isim hakkının da ...
Grubu'na dahil olan müvekkili şirkete 23.01.1998 tarihinde devredildiğini ve müvekkilinin devirle birlikte gazeteyi umuma arzettiğini, 01.06.1999 tarihinde "Halka ve Olaylara Tercüman" ibaresinin marka tescilinin yaptırdığını, bu markayı kullandığına dair 22.02.1999, 15.07.2002, 18.01.2003 tarihli gazete asıllarının delil olarak dayandıklarını, bu ibare üzerinde Basın Kanunu'nun 14 ncü ve FSEK'nun 83 ncü maddeleri uyarınca isim hakkı, 556 sayılı KHK ve TTK hükümleri uyarınca da marka hakkı sahibi olan müvekkilinin ayrıca isim, imtiyaz ve marka hakkına sahib olduğu "Hür Tercüman", "Yeni Tercüman", "Millete Tercüman" "Babıali'de Tercüman",
"Hadiselere Tercüman" markalarını 1998 yılında devri aldığını, "Tercüman" ibaresini 13.02.1998 yılında çekirdek marka olarak müvekkilinin adına tescilini sağladığını, ..../...
24.01.2003 tarihinde "Tercüman Dergisi" isimli mevkutenin ilk sayısının çıktığını, "Tercüman Com" markasının da 01.10.1999 tarihinde davacı adına tescil ettirildiğini, "Dünden Bugüne Tercüman" isimli gazete için 26.12.2002 tarihinde beyanname veren ...'dan bu gazetenin 10.01.2003 günü davalılardan ...A.Ş.'ne (...'a) devredildiğini ve Gazete'nin 17.01.2003 günü umuma arzedildiğini, ... tarafından "Dünden Bugüne Tercüman" ibaresini tescili başvurusunun TPE'nce davacının markaları ile aynı olup, iltibas oluşturduğu gerekçesiyle reddedildiğini,
beyannamenin davalılara ihdasi bir hak sağlamayacağının Basın Kanunu'nun 9 ncu maddesinde öngörüldüğünü, davalıların eyleminin FSEK 83, TTK 57/4 ve 5 nci bentleri uyarınca haksız rekabet, 556 Sayılı KHK'nin 61 nci maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, kamuoyunda oluşan yanlış kanaatin kaldırılmasına ve düzeltilmesine, davalının çıkardığı anılan gazeteden toplanmasına, gazetelerin basım ve yayımına yarayan alet ve makinelere el konulmasına,
imhasına, hükmün ilanına, 10.000,00 TL maddi ve 100,000,00 TL manevi tazminatın faiziyle tahsiline, ıslah dilekçesi ile maddi tazminatın 556 sayılı KHK'nin 66/3 ncü maddesi uyarınca hesaplanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının TERCÜMAN ve Tercüman esas unsurlu markaları mevcut ise de, kullanmama nedeniyle markalar üzerindeki hakkını yitirdiğini, TERCÜMAN isminin Ilıcak Ailesi ile maruf hale geldiğini, ...’ın 1975 yılından 1993 yılına kadar bu gazetede başyazarlık yaptığını, müvekkillerinin bu ibare üzerinde öncelikli kullanım hakkına sahip olduğunu, “Hadiselere Tercüman”, “Babıalide Tercüman”, “Millete Tercüman”, “ Yeni Tercüman” markalarının müvekkilleri adına tescil edildiğini, ...’ın vefatından sonra bu markaların Mehmet Ali Ilıcak’a devredildiğini, ...’ın Akşam Gazetesini çıkardığını ve Tercüman gazetesini çıkarmaya hazırlandığını,
bu sırada Akşam Gazetesinin dağıtımının durdurulduğunu, ve gazetenin davacıya devredildiğini, gazete ile birlikte bu markaların da davacıya geçtiğini, ancak davacının bu markaları hiç kullanmadığını, Tercüman ibaresini taşıyan herhangi bir gazete çıkarmadığını, müvekkillerinin iyi niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. .
Birleşen davada aynı davacı vekili, asıl davaya konu "Dünden Bu güne Tercüman" gazetesinin imtiyaz haklarının 03/05/2005 tarihinde davalı Merkez Tercüman Gazete San. Tic. A.Ş'ye devredilmesi nedeniyle asıl davada öne sürülen aynı iddialara dayanarak, aynı taleplerde bulunmuştur. Davalı vekili, mevkute adının devrinin geçerli olduğunu, marka hakkına dayanılarak mevkute yayınının durdurulamıyacağını, Tercüman gazetesinin imtiyaz hakkının halen İstanbul 1. İflas idaresinde olduğunu savunarak, birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, 17 Ocak 2003 tarihinde yayımlanmaya başlanan "Dünden Bugüne Tercüman" gazetesi, davacının tescilli "Halka ve Olaylara Tercüman" gazetesinin tescil kapsamındaki hizmetleri için kullanıldığından hizmetlerin aynı olduğu,
her iki markada "Tercüman" dışındaki "dünden bugüne" ve "Halka ve Olaylara" ibareleri 556 sayılı KHK'nın 7. maddesinin 1-c fıkrası gereğince tasviri ve nitelik belirtip gazetenin belli unsurlarına vurgu yaptığından "gazete" yönünden ayırt edici olmayıp, markanın baskın ve ayırd edici unsuru 1975-1995 tarihleri arasında çok uzun bir dönem Türkiye'nin en tanınmış gazeteleri arasında bulunmuş bir gazetenin ismi olan "Tercüman" ibaresi olduğu, bu ibare de her iki gazete isminde var olduğundan, orta dikkatli tüketicinin markaları karıştırması ihtimalinin var ve yüksek olduğu,
iltibasın varlığı bu şekilde saptandıktan sonra "Tercüman" ismi üzerinde hangi tarafın yasal hak sahibi olduğunun belirlenmesi gerektiği, Halka ve Olaylara Tercüman gazetesinin dava dışı Tercüman Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. adına davalılar murisi Kemal Ilıcak tarafından ihdas edilip, 1975-1995 döneminde yayınlandığında uyuşmazlık bulunmadığı, "Halka ve Olaylara Tercüman" isminin ... tarafından İstanbul 1. İflas idaresinden ihale suretiyle satın alınarak 3 Ocak 1996 tarihinde ...
Aş'ye devredildiği, Akşam Gazetesi'nin de sahibi olan ... A.Ş'nin tüm hisselerini Çukurova Gurubuna, "Halka ve Olaylara Tercüman" gazetesinin isim hakkını da bu guruba dahil davacıya devrettiği ve davacının da 23/01/1998'de gazete v.s. gibi ürün ve hizmetler için "Tercüman" ibaresini marka olarak da tescil ettirdiği, "Halka ve Olaylara Tercüman" isim ve markası dışında "Hür Tercüman", "Yeni Tercüman", isim hakları da gazetelerin ilk mevkute sahipleri tarafından ...
A.Ş'ye, adı geçenden de yasal yollarla davacıya geçtiği,davalılardan ...
"Hadiselere Tercüman", "Millete Tercüman", "Babıalide Tercüman", 25/10/1994'de kendi adına marka olarak tescil ettirdikten sonra 16/01/1997'de Akşam A.Ş'ye devretmiş olup, adı geçen şirkette 15 Ocak 1998'de davacıya devrettiği, böylece "Tercüman" ibareli tüm isim ve marka haklarının davacıya geçtiği, İstanbul 1.İflas Müdürlüğünün 26/04/2004 günlü cevabi yazısında, Tercüman Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş'nin tasfiye işlemlerinin devam ettiği "Halka ve Olaylara Tercüman" dışında masaya dahil başka mevkute kaydı bulunmadığı, onun da ...'e 29/12/1995'de ihale edildiği bildirildiğinden,
davalıların "Tercüman" imtiyaz hakkının halen iflas masasına dahil olduğu yönündeki savunmasının haklı bulunmadığı, kaldı ki 556 sayılı KHK'nın 16. maddesinin 5. fıkrası gereğince "Tescilli bir markanın devri sırasında aynı markanın veya ayırd edilemeyecek derecede benzerinin aynı veya halkı yanılgıya düşürecek derecede benzeri mallar veya hizmetler için başka marka tescillerinin bulunması halinde bu markaların da devredilmesi" şart olduğundan, bu hükme göre "tercüman" ibareli markanın davacıya devri nedeniyle bu ibarenin bulunduğu diğer tüm markalar da yasadan dolayı davacıya geçmek zorunda olduğundan,
ne iflas idaresinin ne de davalıların "Tercüman" sözcüğü bulunan markayı "gazete" ismi olarak kullanma hakkının bulunmadığı, davalıların savunmalarında ağırlık olarak davacının markayı kullanmaması nedeniyle isim üzerindeki hakkını kaybettiğini savunduklarından bunun da karşılanması gerektiği, 556 Sayılı KHK'nın 14. maddesi gereğince markanın 5 yıl kullanılmaması durumunda hükümsüzlüğü istenebilmekte ise de, kullanılmasalda marka tescili devam ettiği sürece kararnamenin sağladığı korumadan yararlanmaya devam ettiğinden, marka veya isim hakkının kullanılmaması nedeniyle 3. şahısların tecavüzlerinin yasallık kazanmayacağı,
556 sayılı KHK'nın 66. maddesi gereğince lisans bedeline göre tazminat istediğinden, bu isteme göre alınan bilirkişi raporunda gazetenin yayına başladığı 17/01/2003 tarihinden 05/02/2003 asıl dava tarihine kadar bulunan miktarlar, talepten fazla olduğundan talep edilen maddi tazminatın aynen kabulüne karar verildiği,
davacının tescilli markasının ve FSEK'le korunan eser isminin izinsiz kullanımı 556 sayılı KHK'nın 62. maddesi ve FSEK 70. maddesi gereğince manevi haklarına tecavüz oluşturmakla manevi tazminata da hükmetmek gerektiğinden tarfların ekonomik durumu ihlal şekli ve ihlali süresinde dikkate alınarak takdiren 20.000 YTL manevi tazminatın ilk davanın davalılarından tahsilinin uygun bulunduğu, birleşen davada davalı 03/02/2005 tarihli devir sözleşmesiyle "Dünden Bugüne
Tercüman" ismini asıl davanın davalılarından Teryay Ltd. Şti.'nden devir almışsa da devredenin ibare üzerinde hak sahibi olmadığından devir alan davalı Merkez Tercüman Gazete San. ve Tic.
A.Ş'nin kullanımının davacıya marka ve isim haklarına tecavüz oluşturduğu, ancak asıl davanın devamı sırasında 5000 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle yasa tarihinden itibaren kullanım yasal hale geldiğinden birleşen davanın yasanın yürürlük tarihinden sonra 19/07/2005'de açılması nedeniyle bu davalı yönünden tazminat koşulları oluşmadığından, bu davalı yönünden maddi ve manevi tazminat talebin reddine, marka ve ismin kullanımının önlenmesine,
ayırma kararı verilen 2003/65, 2003/66, 2003/67, 2003/68, 2003/69, 2003/147 ve 2003/149 esas sayılı dosyalar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asıl davanın kısmen kabulüne, davacının isim ve marka haklarına tecavüzün tespitine ve TERCÜMAN isim ve markasının davalılar tarafından süreli yayınlar için marka ve isim olarak kullanımının önlenmesine,
davanın devamı sırasında gazetenin isim hakkının devri ve yayının durdurulması nedeniyle toplatma talebinin konusu kalmadığından bu talepler yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 10.000 YTL maddi ve 20.000 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
manevi tazminattan fazlaya ilişkin talebin reddine, karar kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınmak üzere hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan en yüksek tirajlı 3 büyük gazetenin birinde ilanına, asıl davanın devamı sırasında 5000 Sayılı Yasa ile yapılan değişikliklerle davalının kullanımı yasal hale gelmiş olup, kullanımda yasaya aykırılık bulunmadığından birleşen dava yönünden maddi ve manevi tazminat talebinin dayanağı bulunmadığından bu taleplerin reddine,
davanın devamı sırasında TERCÜMAN isim ve marka hakkının kullanımına son verildiğinden ve toplatma kararının da konusu kalmadığından bu talep hakkında da hüküm kurulmasına yer olmadığına, Tercüman ibaresinin davalı tarafından süreli yayınlar için marka ve isim olarak kullanımın önlenmesine, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak üzere hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan en yüksek tirajlı 3 büyük gazetenin birinde ilanına, diğer tüm taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalılar vekili ile asıl davada davacı vekili katılma yoluyla temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu işaretlerin ayırt edici ve es... unsurunun "Tercüman" kelimesi olduğuna ve "Halka ve Olaylara Tecüman" adıyla neşredilen günlük siyasi gazetenin isim ve imtiyaz hakkının 1995 yılında iflas idaresince yapılan ihale yoluyla dava dışı 3.kişiye satılarak devri,
aynı ibareyi taşıyan diğer markaların da davacıya devri sonucunda "Tercüman" ibaresi üzerinde davalıların dava konusu "Dünden Bugüne Tercüman" gazetesinin neşredildiği tarihten önce mevcut ve korunması gereken öncelik ve gerçek hak sahipliğine dayalı bir kullanma haklarının bulunmadığına ilişkin karar gerekçesini isabetli olmasına,
BK 53.maddesi uyarınca hukuk hakimi ceza mahkemesi kararında saptanan maddi olgularla bağlı olup, isnat edilen suçun kanuni unsurlarının oluşmaması nedeniyle verilenberaat kararı hukuk hakimini bağlamayacağından, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2003/1501 sayılı dosyasında verilen 25.04.2006 tarihli karar da açıklanan 5000 sayılı Yasa'nın 31. ve 5187 sayılı Yasa'nın 9.maddelerine göre hukuka uygunluk nedeni bulunmadığından sanıkların beraatine dair gerekçenin işbu davada bağlayıcı niteliğinin bulunmamasına,
öte yandan her ne kadar günlük gazete de yayınlanan bir kısım yazı, resim v.b. fikri ürünlerin koşullarının varlığı halinde 5846 Sayılı FSEK hükümleri itibariyle müstakilen eser olarak nitelendirilmesi mümkün ise de günlük gazetenin de bu nedenle münhasıran eser olarak kabulü mümkün olamayacağından, somut uyuşmazlıkta davalılarca belirli bir süre neşredilen "Dünden Bugüne Tercüman" gazetesinde kullanılan "Tercüman" adı nedeniyle 5846 Sayılı FSEK 83. ve 8. maddeleri uyarınca davacının telif haklarının da ihlal edildiğine dair mahkeme gerekçesi yerinde değilse de,
davacının tescilli marka hakkına tecavüz ve TTK 57/5.maddesine göre mevkute adının iltibasa meydan verecek şekilde kullanılması suretiyle haksız rekabete neden olunduğunun belirlenmesi nedeniyle sözkonusu yanılgının mahkemece ulaşılan sonuca bir etkisinin bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/465, K. 2010/11327, 5 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama