KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4969 E., 2011/3928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/10/2007 tarih ve 2004/629-2007/324 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar Saba Gıda ve Tarım Ürün. San. ve Tic.
A.Ş. ile Mahmut Dabbit vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05.04.2011 gününde davacı avukatı Alper Bekir Öktem geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Toprakbank Gaziantep Şubesi'nden davalılar M.Nadi ve A.İzzet’ in kefaleti ile diğer davalı Saba A.Ş.’ne genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak kredi kullandırıldığını, davalıların borçlarını ödememeleri üzerine kredi hesabının kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine Gaziantep 3. İcra Müdürlüğünün 1998/2001 sayılı dosyası üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve genel haciz yoluyla 129.532,53 YTL üzerinden ilamsız icra takibine giriştiklerini, ancak borçluların haksız ve kötü niyetli itirazları üzerine takibin durdurulduğunu,
itirazın kaldırılması için açtıkları dava sonunda Gaziantep 1. İcra Mahkemesinin kesinleşmiş olan 08.04.2004 tarih 2001/1382 Esas, 2004/188 Karar sayılı kararı ile takip konusu alacağın 29.078,38 YTL’lik kısmı üzerindeki davalıların itirazlarının kaldırılmasına,
100.454,15 YTL’lik kısım hakkındaki itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verildiğini, sözü geçen dava dosyası üzerinde yaptırılan üç ayrı bilirkişi raporunun birbirlerini teyit ettiğini, her üç raporda da davalıların senet karşılığı kredi hesabından kaynaklanan 100.454,15 YTL borçlarının olduğunun ve bunun ödenmediğinin tespit edildiğini, gerek icra mahkemesi kararında,
gerekse bu dosyadaki Yargıtay bozma ilamında senet karşılığı kredi hesabından kaynaklanan alacağın dar yetkili icra mahkemesinde değerlendirilemeyeceği sonucuna varılarak davalıların senet karşılığı kredi hesabından itirazlarının kaldırılması talebinin icra mahkemesince reddedildiğini ileri sürerek 100.454,15 YTL alacağın hesap kat tarihi olan 30.04.1998 tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Saba A.Ş. ve M.
Nadi Dabbit vekili, 1.İcra Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın kesinleştiğini ve reddedilen kısmın işbu davada dava konusu edildiğini, senet karşılığı kredinin ne şekilde kullanılması gerektiğinin mevzuatta belli olduğunu, buna ilişkin dosyada hiçbir belge olmadığını, senet karşılığı kredi ile ilgili herhangi bir kredi ödeme belgesinin de olmadığını, senet karşılığı kredinin bir müşteri senedi teminatına binaen verilen kredi türü olması nedeniyle senet alındıktan sonra kredinin tesisi yoluna gidildiğini,
10.05.2003 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi senet karşılığı kredi kullandırma tarihi 16.01.1998 iken krediye dayanak senedin tanzim tarihinin 27.04.1998 tarihi olduğunu, bu duruma göre teminat senedi alınmadan kredinin kullandırıldığının ortaya çıktığını, bu durumun dahi kredinin hayali bir kredi olduğunu gösterdiğini, bankadan dövize natık ihracat taahhütlü kredi aldıklarını, liraya natık herhangi bir kredi talebi ve ödemesinin olmadığını, ihracat döviz kredilerini de dövizle ödeyerek kapattıklarını, zaten senet karşılığı kredinin liraya natık bir kredi çeşidi olduğunu, vergiye tabi olduğunu,
vergi ödemelerinin bankaca yapıldığının ispatlanmasının gerektiğini, Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/269 Esas sayılı dosyasında davacının dayandığı bononun sahtecilik davasına konu olduğunu, davacının dayandığı işbu bononun bir ithalat işleminde doğabilecek kur farkının teminatı olarak 1995 yılında açığa imza edilmiş bir bono olduğunu ve bu hususta bononun kur farkı çerçevesinde doldurulmak üzere bankaya yetki veren bir yazı ekinde bankaya tevdii ettikleri açığa imzalı bir senet olduğunu,
oysa davacının yetki veren yazıyı eklemeden aralarındaki bir ihtilaf nedeniyle 27.04.1998 tarihinde kendi arzu ve isteği doğrultusunda müvekkillerinin arzu ve isteği dışında doldurarak bonoyu işleme koyduğunu, bankanın müdür yardımcısı olan Hüseyin Çelik tarafından bonodaki boşlukların doldurulduğunu, bono üzerinde bu yönde inceleme yapıldığı takdirde sonradan doldurmaların anlaşılabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı ... , davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iş bu davanın icra mahkemesinin inceleme alanı dışında olan ve bu nedenle reddedilen kısma yönelik alacak davası olduğu, davacı tarafından yapılan tüm takiplerde tahsilde tekerrür olmama kaydı bulunduğu,
senet karşılığı krediden kaynaklanan alacakların ipotek ve bono ile teminat altına alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydıyla 100.454,15 YTL’nın 01.05.1998 tarihinden 05.05.1998 tarihine kadar yıllık % 115 akdi faizi ile 06.05.1998 tarihinden itibaren de talep edilen yıllık % 250 oranı aşılmamak kayıt ve şartı ile yıllık % 165 ve değişmesi halinde değişen oranlardaki temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yasal koşullar oluşmadığından icra tazminatı ile ilgili taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Saba Gıda ve Tarım Ürün. San. ve Tic. A.Ş. ile ... vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar Saba Gıda ve Tarım Ürün. San. ve Tic. A.Ş. ile ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4969, K. 2011/3928, 6 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama