KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5025 E., 2010/10979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.02.2008 tarih ve 2007/393-2008/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’nun müvekkilinin sahibi olduğu ... mermer fabrikasının müdürü olduğunu, 865 USD tutarındaki mermeri davalı ...’e verdiğini, bu davalının verilen mermerlerin fabrikaya ait olduğunu bildiğini, hırsızlık sonucu alınan mermerlerin diğer davalının evinde kullanıldığını, davalıların haksız eylemleri sonucu müvekkilinin 1.400,00 TL zarar gördüğünü ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... ve ... vekili ile diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalılardan ... ve ... vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davalılardan ... ve ...’e husumet yöneltilemeyeceği nazara alınarak davanın bu davalılar yönünden pasif husumet nedeni ile reddi yerine somut olayla örtüşmeyen yazılı gerekçe ile kabulüne karar verildiğinden bahisle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine, diğer davalı hakkında daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5025, K. 2010/10979, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama