KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5214 E., 2010/12954 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Afşin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2008/220-2008/930 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca termik santraldeki kül döküm işinin davalıya verildiğini, ancak davalının yaptığı iş sırasında çevreye zarar vermesi nedeniyle müvekkili aleyhine tazminat davası açıldığını ve müvekkilinin tazminatla sorumlu tutulduğunu, müvekkilinin kesinleşen karara istinaden icra dosyasına ödemede bulunduğunu, davalı ile yapılan sözleşmede üçüncü kişilere verilen her türlü zarardan davalının sorumlu olacağının kararlaştırılmış bulunduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen toplam 13.170,07 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu zararın müvekkilinin sorumlu olmadığı sahadan dolayı meydana geldiğini, atıkların müvekkiline teslimine kadar olan süreçte tozumayı önleyecek tedbirlerin alınmasının davacının sorumluluğunda olup, sözleşme hükümleri uyarınca taşınacak atık külün nem oranının % 25 olması ile taşıma sırasında sulama suyu temininin davacının sorumluluğunda bulunduğunu ancak davacının sözkonusu hususları yapılan yazılı ve sözlü uyarılara rağmen yerine getirmediğini, davaya konu zararın davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kül ve atıkları % 25 nem oranıyla davalıya teslim etmesi gerekirken bu oranın altında kalan nem ile teslim ettiği, tozumaların davacı şirketin sorumluluk alanı içinde başladığı, davalı şirketin sorumluluk alanı içindeki ara stok sahasından sonraki bölümde meydana gelen tozumaların da yine davacı şirketin davalı şirkete atık sulama suyunu sağlamamasından kaynaklandığı, dolayısıyla meydana gelen zarardan davacı şirketin sorumlu olup, davalı şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5214, K. 2010/12954, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama