KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5269 E., 2011/4793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.02.2009 tarih ve 2007/149-2009/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve davalılardan Havayolları şirketi vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davalı Alitalia İtalyan Havayolları A.Ş. avukatı ..... geldi, davacı ve diğer davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından üretilerek ihraç edilen emtianın yurt dışına taşınması ve taşıma rizikolarına karşı sigortalanmasının davalılar tarafından üstlenildiğini, Kolombiya ve Kosta Rika’ya ihraç edilen emtianın varış yerinden önceki aktarma alanı olan Venezuela’da indirilmesinden sonra davalı taşıma şirketi elemanlarının Kolombiya’ya gidecek olan yükte kilo farkı olduğunu tespit ettiklerini, diğer ülkeye gidecek olan yükte bir sorun tespit edilmemesine rağmen bu yükün de taşınmasına ara verildiğini, davalı taşıma şirketinin gerekli özen ve dikkati göstermemesi sonucu taşınan yüklere Venezuela makamlarınca el konulduğunu,
taşınan yükün silah olduğunu bilen davalı taşıyıcının aktarma alanı olan Venezuela makamlarını bilgilendirmediğini, bu nedenle oluşan zarardan davalı taşıma şirketinin sorumlu olduğunu, yükün zıyaının taşıma şirketinin kusurlu davranışlarından kaynaklanması nedeniyle oluşan zarardan sigorta şirketinin de sorumlu bulunduğunu, yapılan ihtara rağmen zararın davalılar tarafından giderilmediğini ileri sürerek, 186.000,00 YTL’nin 08.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Alitalia İtalyan Havayolları vekili, taşınan mallara el konulması göndericinin doğru bildirim yükümlülüğüne aykırı davranışından kaynaklanması nedeniyle müvekkili şirketin bir sorumluluğu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, sigortalı mallara transitinde nizamlara aykırı davranılması nedeniyle resmi makamlarca el konulması sonucu oluşan zararın sigorta genel şartları ve poliçe özel şartları uyarınca sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taşımaya konu silah emtiasının depolanmasına ilişkin yerel mevzuata aykırılık sebebiyle emtialara el konulmasından kaynaklanan zararın sigorta teminatı kapsamı içerisinde yer almamasından dolayı davalı sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün olmadığı,
emtialara el konulması işleminin taşıyıcının yerel mevzuata aykırı olarak gerekli bildirimleri yapmaması ve depolanması yasak olan yerlerde emtiayı depolanması sebebiyle gerçekleştiği, taşıyıcının ilgili mevzuata uygun hareket ederek gerekli bildirimleri yapmış olması ve silah emtiasının depolanmasına izin verilen yerlerde emtiayı depolaması durumunda dava konusu zarar ortaya çıkmayacak olmasından dolayı Varşova Konvansiyonu’nun 18. maddesinde yer alan sorumluluktan kurtuluş sebebinin somut olayda uygulanamayacağı,
dava konusu zarardan davalı taşıyıcının anılan Konvansiyon’un 22. maddesi uyarınca kilogram başına 17 SDR ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, buna göre yapılan hesaplama sonucu taşıyıcının azami sorumluluk sınırının 37.272,01 TL olup, davacının uğradığı zararın bu miktarı aşması nedeniyle davacı tarafça davalı taşıyıcıdan talep edilebilecek olan miktarın azami sorumluluk sınırı olan 37.272,01 TL tutarında olduğu, davalı taşıyıcı yönünden temerrüt tarihinin 30.06.2006 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalı ...
Sigorta Şirketine karşı açılan davanın reddine, davalı Alitalia İtalyan Hava Yolları A.Ş hakkındaki davanın ise kısmen kabulü ile 37.272,01 TL’nin 30.06.2006 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle anılan davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalılardan havayolları şirketi vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile Varşova Konvansiyonu 25.maddesindeki sınırsız sorumluluğun sözkonusu olabilmesi için sorumluluğun yolcu veya bagaj taşımasından doğmasının gerektiği, yük taşımasında sınırsız sorumluluğun sözkonusu olmadığı, anılan Konvansiyon’un 4 sayılı Montreal Protokolü ile yük taşımalarında taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı olduğu yönünde değiştirilmiş olduğu,
dolayısıyla bu değişikliğe taraf olan devletler arasındaki yük taşımaları bakımından taşıyıcının sorumluluğunun daima sınırlı bulunup, sınırsız sorumluluk müeyyidesinin uygulanmasının sözkonusu olmayacağı, Konvansiyon’un 24. maddesi hükmü uyarınca da yük taşımalarında tazminat davasının sorumluluk sınırlarına bağlı olarak açılabileceği ve bu sorumluluk sınırlarının azami sınırı oluşturduğu,
sorumluluk kaynağı ne olursa olsun bu sınırın aşılamayacağının belirtilmesine göre de davacı vekilinin tüm, hükmü temyiz eden davalı Alitalia Hava Yolları A.Ş.vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı istediği tazminatın ödenmesi için davadan önce davalı tarafa ihtarda bulunmuş olup, bu ihtarın tebliğ tarihi olan 08.01.2007 tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş olmasına rağmen mahkemece davacının bu yöndeki talebi aşılarak 30.06.2006 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi yerinde olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca davalı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5269, K. 2011/4793, 21 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama