KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5286 E., 2010/11460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2008/248-2008/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 27.07.2008 tarihli genel kurula katılarak tüm kararlara muhalefetini tutanağa geçirdiğini, gündemin muayyenliği ve gündeme bağlılık ilkesi gereği gündemde yazılı olmayan hususların görüşülemeyeceğini, gündemde yer almayan ancak genel kurulda 4ncü madde alarak görüşülen ve haklarında kamu davası devam eden yönetim ve denetim kurulu üyelerinin azli hakkında alınan kararın iptalinin gerektiğini, bir önceki genel kurulda plaja ikinci kafe yaptırılması için alınmış bir genel kurul kararı olmadığını,
genel kurulun devredemeyeceği yetkileri içinde olan imalat ve inşaat işlerinin yönetim kurulunca kendiliğinden yapıldığını ve onaya sunulduğunu, bunun iptal nedeni olduğunu, bu nedenle gündemin 8 nci maddesinin iptalinin gerektiğini, davalı kooperatifin işletme kooperatifine dönüştürülmüş olması nedeniyle Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine tabi olduğu,
anılan kanunun 20 nci maddesinde aidatlarını ödemeyenler için gecikme tazminatının %5 olarak düzenlendiğini, buna rağmen genel kurulda gecikme cezasının %10 olarak belirlendiğini, buna göre yasaya aykırı olan gündemin 9,10 ve 11 nci maddelerin iptalinin gerektiğini, ortak sayısı 740 olduğu halde ortak iradesi olmadan 1084 ortak alındığını, ortak sayısını artırmanın yasaya ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu, 5711 sayılı yasanın getirdiği yenilik gereği yönetici seçiminin yapılmadığını, yöneticilere ve muhasebeciye verilen cezaların kooperatif kasasından ödendiğini,
yönetim kurulunun genel kuruldan yetki almadan Celal Koç isimli kişiye 9.000 TL ödeme yaptığını, bilanço gerçeği yansıtmadığından bilançonun ibrası maddesinin iptali gerektiğini ileri sürerek, 27.07.2008 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, toplantı tutanağının 4 ncü maddesinin üyelere bildirilerek gündeme alındığını, bu durumun kanun, genel hükümler ve iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, ana sözleşmenin 44/9 maddesinde, yönetim kurulunun kooperatif amaçlarını gerçekleştirebilmesi için gerekli tedbir ve kararları alacağı düzenlemesinin mevcut olduğunu, yönetim kurulunun bu yetkiye dayanarak 2 nci kafeyi yaptığını, 8 nci maddenin iptalini gerektirir bir aykırılık olmadığını, toplantı tutanağının 9, 10 ve 11 nci maddelerinin oy birliği ile kararlaştırıldığını, bu nedenle iptalinin istenemeyeceğini, alınan kararların usule uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. ../..
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının toplantı tutanağına karşı muhalefetini dilekçe ile bildirdiği, dilekçede yönetim kurulu hakkında kamu davası açıldığı için seçim yapılması gerektiği belirtilmiş ise de, henüz mahkumiyetle sonuçlanmış bir kamu davası bulunmadığından bu yöndeki talebin yerinde olmadığı, iptali istenen 9, 10 ve 11 nci maddelerin oy birliği ile kabul edildiği, bu nedenle iptalinin istenemeyeceği, evlere ve arsalara ayrı üyelik verilmesi hususunda bu toplantıda karar alınmadığı, daha önce alınan kararlara dayalı olarak sadece aidat hususunun görüşüldüğü,
yönetim kurulu ve bilançonun ibrasının oy çokluğu ile kabul edildiği, davacı tarafından kat mülkiyeti kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği yönünde itiraz da bulunulmuş ise de, davalı kooperatifin işletme kooperatifi olduğu ve ana sözleşme gereğince yapılacak genel kurul toplantısında Kooperatifler Kanunu'nun uygulanacağı, 2 nci kafenin yapılması yönündeki 8 nci maddeye açıkça muhalefet edilmediğinden bu maddenin de iptalinin istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davaya konu genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53/1. maddesi uyarınca genel kurul toplantısında hazır bulunan ortakların alınan kararlara karşı iptal davası açabilmeleri için, karara muhalif oy kullanmış ve bu konudaki muhalefetlerini de toplantı tutanağına geçirtmiş olmaları gerekmektedir. Emredici nitelikte olan bu yasal düzenlemenin, davalı kooperatif ana sözleşmesinin 38. maddesinde de aynen tekrarlandığı görülmektedir.
Somut olayda, 27.07.2008 tarihinde yapılan genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinden davacının, iptalini istediği maddelerin oylanmasından önce 3 nolu gündem maddesi görüşülürken eleştirilerini ve düşüncelerini yazılı olarak tutanağa geçirttiği, burada henüz iptalini istediği maddeler görüşülmeden tüm kararlara muhalif olduğunu belirttiği, ne var ki anılan maddelerin oylanması sonrasında muhalefet şerhini yazdırmadığı görülmektedir. Bu durumda, davacı eleştiri ve düşüncelerini önceden açıkladığı halde, oylama sonrası ne yazılı ne de tutanağa geçmiş sözlü beyanıyla bir muhalefette bulunmamış olup, dava açma koşulu olarak aranan muhalefetin, gündem ve görüşmelere değil, oylama sonrasında ve oylama sonucuna ilişkin olarak yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın dava koşulu yerine getirilmeden açılması karşısında, bu gerekçe ile reddine karar verilmek gerekirken, esasa ilişkin gerekçeler ile reddi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru hükmün açıklanan gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5286, K. 2010/11460, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama