KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/530 E., 2010/8511 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.10.2008 tarih ve 2006/94 - 2008/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan dubleks konut ve içindeki muhtelif eşyaların davalıların maliki oldukları konut ve su tesisatından sızan sulardan dolayı hasarlandığını, müvekkili tarafından sigortalıya sözkonusu hasar nedeniyle 7.173,00 YTL ödeme yapıldığını, müvekkilinin bu suretle sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından sigortalıya ödenen miktarın davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili, olayda müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davaya konu zarardan sorumlu olmadığını, tüm sorumluluğun diğer davalı ASKİ’ye ait bulunduğunu savunarak, müvekkili hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 08.05.2008 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı taşınmazda oluşan zararda davalı ...’un bir kusurunun bulunmadığı, meydana gelen zarardan davalı ASKİ’nin sorumlu olduğu, ancak sigorta ettirenin de %50 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile 2.815,50 YTL’nın faiziyle birlikte bu davalıdan alınmasına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ASKİ vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacıya sigortalı konutta meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu hasarın davalı ASKİ’nin bakım ve onarımından sorumlu olduğu şube yolundaki patlamadan kaynaklandığı belirlenerek anılan davalının zarardan sorumlu olduğu belirlenmiş ise de zararın oluşumunda davacının sigortalısının da % 50 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle hesaplanan tazminat miktarından % 50 oranında indirim yapılmak suretiyle davalı ASKİ’nin sorumluluğuna karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan son bilirkişi raporunda davacının sigortalısının iskan belgesinde kömürlük vasfında gözüken ve zemin yalıtımı bulunmayan bodrum katın bir bölümünün mutfak haline getirilip, diğer kısımlarına da herhangi bir yükseklik sağlanmaksızın çeşitli eşyaların konulması nedeniyle sigortalıya % 50 oranında kusur verilmiştir.Bu rapordan önce alınan iki bilirkişi raporunda da davalı ASKİ’nin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılmış,
davacının sigortalısına ise kusur izafe edilmemiştir.Hükme esas alınan 08.05.2008 havale tarihli son bilirkişi raporunda davacının sigortalısına yarı oranında kusur verilmesi diğer raporlarla son rapor arasında çelişki yaratmakta olup, mahkemece oluşan bu çelişki giderilmeden son rapordaki kusur oranı üzerinden karar verilmesi yerinde olmadığı gibi, ekspertiz raporunda ayrıntılı bir şekilde gösterilmiş eşyaların konutlarda kömürlük veya depo olarak kullanım amacıyla yapılan bir yere konulması mutad olan eşyalardan olup olmadığı hususu da tartışılmadan davacının sigortalısının sırf bu nedenle % 50 oranında kusurlu bulunması doğru görülmemiş,
eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/530, K. 2010/8511, 20 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama