KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5390 E., 2010/3824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Küçükçekmece Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.05.2008 tarih ve 2006/317-2008/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... Oyak Sigorta Şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıların sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu iken meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, tedavi giderleri alacağına ilişkin başlatılan takibe davalıların haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı 9.186 YTL tedavi gideri yaptığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanan davacının tedavi giderlerinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu`nun 104/son madde ve fıkrası uyarınca, gecikme faizine faiz yürütülmesi mümkün değildir. Mahkemece, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmek suretiyle, takip talebinde yer alan asıl alacak ve işlemiş faiz toplamına tekrar faiz yürütülmesi isteği de kabul edilmiş, bu suretle açıklanan madde hükmü ihlal edilmiş olmaktadır. Mahkeme kararının bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK.nun 438/7. madde ve fıkrası uyarınca kararın, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5390, K. 2010/3824, 6 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama