KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5395 E., 2010/10797 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2006/1495 - 2008/1547 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili için icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun takibe konu 2.600 TL'lik asıl borcu kabul ederek kalan hısım için iade faturası düzenlediğini, kısmi itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, icra takibinde 2.600 TL'lik asıl borcun kabul edilip ödendiğini, kalan 1.246,42 TL'lik borcun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile takipteki asıl alacak miktarı aynı kalmak üzere sadece bu miktar üzerinden davalının kısmi itirazının iptali ile takibin devamına, davalının 31.10.2005 tarihinde ödenen 2.600 TL'nin ödeme tarihi gözönüne alınarak icra müdürlüğünce takip borcundan mahsubuna, şartlar oluşmadığından inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının davacı tarafından kesilen tüm faturaları ticari defterine kaydetmiş olmasına ve süresinde iade faturası kestiğini kanıtlayamamış olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5395, K. 2010/10797, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama