KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5485 E., 2011/4752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.11.2008 tarih ve 2008/60 - 2008/642 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davacılar avukatı .... ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin müvekkilleri ile dava dışı yabancı sermayeli Mifalley ETZ Ltd.Şti. tarafından kurulduğunu, müvekillerinin davalı şirketteki % 50 payının tamamının diğer ortağa (410.000) USD bedelle 10.01.2002 tarihli sözleşme ile satıldığını, bu sözleşmenin 3/2. maddesi uyarınca satıcıların 01.10.2001 tarihinden itibaren davalı şirket için harcadıkları (20.000) USD'nın davalı tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu amaçla düzenlenen dört adet bononun ödenmemesi üzerine girişilen özel takip yolunun semeresiz kaldığını ileri sürerek, (27.615) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemize ait 20.09.2007 tarihli ilama dayanılarak, 10.01.2002 tarihli hisse devir sözleşmesinin tüm ortaklarca imzalandığı, bu sözleşme kapsamında dava konusu bonoların davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili ortaklarca imzalanıp 23.01.2002 tarihinde davalı şirket defterlerine kaydedildiği, şirket kayıtlarında alacağın kapatıldığı gösterilmişse de gerçekte borcun ödenmediği, davacıların şirkete çeşitli tarihlerde verdikleri paralar nedeniyle şirketten alacaklı oldukları gerekçesiyle davanın (26.580) TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5485, K. 2011/4752, 21 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama