KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5520 E., 2011/4634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.11.2008 tarih ve 2005/181-2008/635 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davacılar avukatı ....ile davalı.... avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı ... vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisinin davalı ...’un işleteni, diğer davalının trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bulunduğu araçta yolcuyken meydana gelen kazada öldüğünü, bu kazada ölen sürücünün tam kusurlu bulunduğunu, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 171.712.89 YTL maddi tazminatın her iki davalıdan, 60.000.00 TL manevi tazminatın davalı işletenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili aracının iradesi dışında davacıların murisi ve arkadaşı tarafından kilitli olarak park edildiği yerden alındığını, alkollü şekilde kullanılarak kazaya neden olduklarını, işleten sıfatının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, aracın işletenin bıraktığı yerden çalındığını, zararın teminat dışında olduğunu, tazminat istemlerinin fahiş bulunduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların murisinin, davalıların işleten, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bulunduğu araçta yolcu olduğu, meydana gelen kazada öldüğü, aracı kazada ölen başka kişinin kullandığı, bu kişinin alkolsüz olduğu, tam kusurlu bulunduğu, aracın rıza dışında alındığının kanıtlanmadığı, destek tazminatının asgari ücrete göre tayin edildiği,
davacıların maddi ve manevi zarara uğradıkları, davalı ... şirketinin poliçe limitlerine göre sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı ... için 63.012.86 YTL, diğer davacı için 22.843.58 YTL maddi tazminat ile her bir davacı için 10.000.00 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...’tan, 35.000 YTL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalıların işleten, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, davalı işletenin işçisi olan ve kazada ölen kişi tarafından kullanıldığının sabit olmasına, rıza hilafına bulunduğu yerden alındığı savunmasının kanıtlanmamış bulunmasına göre, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacıların murisinin davalıların işleten, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı oldukları araçta bulunduğu sırada meydana gelen kaza sonucu öldüğü hususu çekişmesizdir. Davacılar vekili, ıslah ettiği destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Esasen, trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı sıfatıyla dava edilen sigorta şirketinin poliçelerde yazılı limitlerle sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Karar gerekçesinde de davalı ... şirketinin, hüküm altına alınan maddi tazminatın limitler toplamı 35.000 YTL’lik kısmından sorumlu olduğu açıklanmıştır.
Ancak, hüküm kısmında toplam tazminatın davalı işletenden tahsiline karar verildikten sonra limitler tutarının davalı sigortadan ayrıca tahsili yönünde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında, davacıların belirlenen maddi tazminat alacaklarının poliçe limitleri kapsamında kalan kısmının her iki davalıdan, bakiye kısmının ise, davalı işletenden tahsili yönünde karar verilmesi gerekirken HUMK.nun 74. maddesine aykırı olarak ve gerekçe ile hükmün çelişmesi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, yargıç gerçek zarar miktarını kendiliğinden belirlemek durumundadır. Davalı taraf, aracın alkollü kullanıldığını ve davacıların murisinin hatır için taşındığını savunmuştur. Ancak, hatır taşıması hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Ayrıca, kaza tespit tutanağı ile tanık beyanlarına göre kazada ölen sürücünün alkollü olmadığı kabul edilmiştir. Kaza tespit tutanağında karşı araç sürücünün alkolsüz olduğu belirtilmesine rağmen kazada ölen ve davalıların sorumlu olduğu aracı kullanan sürücünün alkollü olup olmadığına dair bir açıklama yapılmamıştır. Sürücü kaza sonrası hastaneye kaldırılmıştır. Dosyada otopsi raporu ile diğer hastane kayıtları olmadığından alkol alıp almadığı tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Öte yandan, davalı işleten tanıkları davacıların murisi ile
arkadaşı sürücünün kazadan 1 saat önce alkol aldıklarını, kendilerini uyardıklarını açıklamışken karar gerekçesinde bu yön bir gün önce olmuş gibi değerlendirilmiştir.
Bu durum karşısında, öncelikle davalılar vekilinin aracın alkollü olarak kullanıldığı, davacıların murisi ile kazada ölen sürücünün arkadaş oldukları, alkollü yemekten sonraki aşamada kazanın meydana geldiği, murisin hatır için taşındığı savunmaları üzerinde durulup, otopsi tutanakları ve diğer hastane kayıtları getirtilip, davalı işleten tanıkları beyanları ve tüm kanıtlarla birlikte değerlendirilip, sürücünün alkollü olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, kaza anında alkollü olduğu sonucuna varılırsa davacıların murisinin bunu bilerek araca bindiği hususunun değerlendirilmesi,
ayrıca hatır için taşındığı savunması üzerinde de durulması ve olayın oluş şeklinin tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulduktan sonra belirlenen tazminattan bu nedenlerle BK.nun 42 ve 43. maddeleri uyarınca bir indirim yapılıp yapılmayacağının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
4- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5520, K. 2011/4634, 19 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama