KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5630 E., 2011/727 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2004/202 Esas
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/05/2008 tarih ve 2000/309-2008/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2011 gününde davacı-karşı davalılar vekili Av. ..... ile davalı -karşı davacı vekili Av. ... temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ortağı bulunduğu davalı kooperatifin 29.05.1995 tarihinde (81) adet ortağına yaptırdığı aynı sayıda vila için kur'a çekildiğini, kur'a tarihinden itibaren diğer ortaklara villarının teslim edildiği halde müvekkillerinin kur'a dışı bırakıldığını, bunun üzerine Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtıkları davada müvekkillerinin kur'aya dahil edilmesi gerektiğine karar verilip kesinleştiğini, villaların verilmemesi üzerine Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tapu iptali ve tescil davası açtıklarını ileri sürerek,
müvekkillerinin Bodrum Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı tapu iptali ve tescil davasına konu iki adet villa için 29.05.1995 tarihinden itibaren kullanamamasından kaynaklanan kira parası zararları, yine villaların bakımsız bırakılmasından kaynaklanan onarım zararları ile anılan villaların denize göre en arkada ve değersiz bulunmalarından kaynaklann şerefiye alacakları için her bir müvekkili yönünden ayrı ayrı (12.188) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş,
09.04.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile ilk davada 2000 yılına kadar olan kira zararlarını istediklerini bu kez 2001-2004 yılları arasındaki kira zararlarını da (toplam 11.000 TL) talep ettiklerini, ayrıca müvekkilleri ile davalı arasında 17.01.2003 tarihli bir protokol imzalandığını ve müvekkili ...'in 601 ada 1 numaralı yerine 612 ada 1 numaralı villayı almasının kararlaştırıldığını, bu villanın ise ilkinden daha kötü yerde olduğundan şerefiye farkının olumsuz yönde (13.000) TL arttığını bildirerek, müvekkili ... için toplam talebini (23.188) TL'na, ... için (36.188) TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiş; birleşen davada ise her iki davalıdan ayrı ayrı (10.000) TL arsa bedeli ile (2.527,32) TL genel giderlere katılım payınını temerrüt faiziyle birlikte tahsilini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasını talep etmiştir. Birleşen davada davalılar vekili, zamanaşımı ve esas yönünden birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında görülen ve kesinleşen davalar sonucunda davacıların örnek villalardan iki adet satın aldıktan sonra dava dışı müteahhide yaptırılan 81 adet villa kur'asına başkaca bir şart olmadan katılacağının belirlendiği, bu davalarda davalı kooperatifin arsa payı itirazlarının kabul edilmediği, bu durumda birleşen davada arsa payına ilişkin talebin yerinde görülmediği, katılım payı bedelinin ise davalılarca kabul edildiği,
asıl davada davacıların 2000 yılına kadar (2.688) TL 2000 yılından sonra (8.015) TL kira kaybı bedeli, (2.500)'er TL yıpranma ve tamir ücreti, davacı ...'in (238,50) TL, ...'ın (302,10) TL şerefiye fark bedeli isteyebileceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, asıl davada davacı ... için toplam (13.441,50) TL'nın ... için (13.505,10) TL'nın davalıdan, birleşen davada da toplam (2.527,32) TL genel gider bedelinin davalılardan temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temiyz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5630, K. 2011/727, 25 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama