KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5639 E., 2011/4629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- İSTANBUL 5.ASLİYE TİC.MAH. 2007/92 ESAS
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.02.2009 tarih ve 2006/324 - 2009/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davanın davacısı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davacı avukatı .....ile davalılar ... avukatı ... gelip, diğer davalılar vekilleri tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra,
duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, Ekmel İnş.A.Ş.nin müvekkili bankaya olan kredi borcu nedeniyle davalı ...’nun maliki olduğu, müvekkiline ipotekli taşınmazlar için icra takibi yapılarak diğer davalılara ihale olunduğunu, davalıların işbirliği içinde hareket ederek, satış bedelinin dosyaya geç ödenmesini sağlamak için davalı ...’nun ihalenin feshi davası açtığını, bu nedenle satış bedellerinin geç ödendiğini ileri sürerek, 1.000.000.000.-TL tazminatın, birleşen davasında ise, 55.421,23 YTL kâr mahrumiyeti zararının faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, istemlerin zamanaşımına uğradığını, esastan da yerinde olmadığını savunarak, davaların reddini istemişlerdir
Mahkemece, asıl davada bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ihalenin feshinin yasal hak olduğu, İİK'nun 134. maddesi uyarınca ihale bedeli alacaklıya ödenmemekle birlikte taşınmazların alıcı adına tescil edilmediği, ihalenin feshi davasının her iki taraf için gecikme yaratacak bir durumu olduğu, böyle bir davanın 20 gün içinde sonuçlandırılmasının hüküm altına alındığı, bu sürenin aşıldığı, yasal hakkın kullanımına engel konulmayacağı, munzam zarar talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davanın davacısı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davanın davacısı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5639, K. 2011/4629, 19 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama