KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5666 E., 2011/4803 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.02.2009 tarih ve 2007/36-2009/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada 42.901 nolu mevduat ve ticari hesabı bulunduğunu, şirket yetkililerinin hiç bir kusuru ve izni olmadan internet üzerinden şirket hesabına girilmek sureti ile davacı şirket ile hiç bir ilgisi olmayan .... isimli şahıs tarafından toplam 17.710 TL’nin havale edilerek çekildiğini, müvekkili şirketin zarara uğradığını, zararın doğmasında yeterli güvenlik önlemlerini almayan bankanın kusurlu bulunduğunu ileri sürerek 17.710 TL’nın 14.01.2003 tarihinden itibaren işleyecek ticari kredilere uygulanan en yüksek banka faizi oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın bilgisayar alanın güvenlik sisteminin yeterli olduğunu, kullanım şifresinin kriptolu olarak saklandığını, davacı ile müvekkili banka arasında imzalanan sözleşmenin 3. maddesi gereğince kullanıcı şifresinin herhangi bir üçüncü şahıs tarafından kullanılmasının sonuçlarından davacının sorumlu olduğunu savunarak,
davanın reddini istemiştir. ..Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın zararın meydana geldiğinde kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair kararın davalı tarafından temyizi üzerine 06.10.2006 tarihli kararı ile bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınmak suretiyle davalı banka tarafından müşterilerine alınacak ek güvenlik önlemleri konusunda bilgilendirme ve tasviyelerde bulunulduğuna ilişkin herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı,
bankalarca verilen şifre ve parolaların internet yolu üzerinden internet korsanları tarafından kullanıcının herhangi bir kusuru olmasa bile elde edilebileceği, bu nedenle davacı şirketin verilen şifre ve parolanın üçüncü kişiler tarafından elde edilmesinde kusurunun bulunmadığı, teknik olarak imkan mevcut iken internet bankacılığı uygulamasına geçen davalı bankanın bu işlemlerde sanal klavye kullanmaması nedeni ile zararın oluşumunda kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 17.710,00 YTL’nin 12.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5666, K. 2011/4803, 21 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama