KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5773 E., 2011/5019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.02.2009 tarih ve 2008/21 - 2009/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı şirket vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davalılar avukatı..... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalılar avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’in yapımcı sıfatıyla hazırladığı “Fenomen” isimli televizyon programının diğer davalının TV kanalında yayınladığını ve yayınlamaya devam ettiğini, oysa bu durumun müvekkilinin 41. sınıfta kayıtlı “Radyo Fenomen Maksimum Hit Müzik” isimli markasına tecavüz fiilini oluşturduğu, bu eylemin aynı zamanda TTK'nun 56 vd. maddelerince haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, şimdilik davalıların eylemlerinin durdurulmasını ve hükmün ilanını talep dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının markası ile müvekkilinin markasının benzemediğini, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının markasının 35, 38 ve 41. sınıflarda tescil edildiğini, davacının markasının sadece “Fenomen” kelimesinden ibaret olmayıp bir çok kelimeden oluştuğunu, orta seviyedeki bir tüketici nezdinde Radyo Fenomen Maksimum Hit Müzik ibaresinden TV programının anlaşılmayacağını, müvekkili şirket adına Fenomen ibaresinin tescili için marka başvurusu yapıldığını, TPE nezdinde incelemelerin devam ettiği, bu nedenle bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, söz konusu Fenomen isimli programın yapımcısının müvekkili olmadığını belirterek, davanın husumet yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının tescilli markası olan Fenomen ibaresinin korumaya mazhar olduğu, davalının kullandığı Fenomen ibaresinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalının marka başvurusunun ihlal bakımından önem taşımadığı,davalı ...’in yapımcı sıfatını taşımadığı, yanlızca adı geçen programın sunucusu olduğu, hükmün ilanında davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın davalı şirket yönünden kabulüne, diğer davalı yönünden ise husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5773, K. 2011/5019, 26 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama