KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5812 E., 2010/11367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.03.2009 tarih ve 2008/325 - 2009/462 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin tasfiye sürecine girdiğini, iskan ruhsatı alınabilmesi için yapılması gereken harcamalar ile resmi kurumlarla ilişik kesme harcamaları için yapılması gereken iskan giderlerine arsa payı oranında davalının da katılmasının gerektiğini ancak davalının kooperatif ortağı olmadığından bahisle 5.811,00 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, 15 nolu bağımsız bölümü dava dışı malikinden satın aldığını, kooperatifin ortağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının kooperatif ortağı olmadığı ancak ortak gider harcamalarına sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalının da katılmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 4.035,00 TL olarak devamına, fazlaya ve icra inkar tazminatına ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı kooperatifçe yapılan harcamaların arsa payı oranında davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre (04.05.2004 tarih,11036E/4960K, 31.01.2005 tarih, 3895E/447K) ortak olmasa dahi kooperatif tarafından sağlanan hizmetleri alan bağımsız bölüm sahibi, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca bu hizmet giderlerinden sorumludur.
Somut olayda davalının, davacı kooperatifin ortağı olmadığı mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda mahkemece, davacı kooperatifin icra takibine konu ettiği alacağın kooperatif tarafından verilen ve davalıya ait bağımsız bölümün de istifade ettiği hangi hizmetlere ve giderlere ilişkin olduğunun denetime imkan verecek şekilde belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5812, K. 2010/11367, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama