KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5818 E., 2011/5016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2008 tarih ve 2008/164-2008/523 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .....gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasındaki kredi ilişkisinin davalı banka tarafından kredi kapatılana kadar devam ettiğini, davalı Bankanın davacı adının bir yaralama olayına karışması nedeniyle kredi sözleşmesini feshettiğini, iddia ettiği borç bakiyesini bir gün içerisinde ödenmesini istediğini, müvekkilinin davalı banka nezninde bulunan TL hesabından 117.719.964.950 TL.nin davacıya ödenmiş gibi gösterilerek,
160.000.000.000 TL.nin banka dışına virman veya EFT ile çıkartılarak ve 302.253.296.418 TL.nin imzasız belgeler düzenlenerek çekildiğini, yine müvekkilinin davalı banka nezninde bulunan USD hesabından 4.908,85 USD.nin hiçbir belge olmaksızın, 436.245 USD.nin imzasız belgeler düzenlenerek,
yine müvekkili adına gönderilen USD.lerden 2.000.572,33 USD.nin imzasız belgeler düzenlenerek,124.758,25-USD.nin hiçbir belge olmaksızın müvekkilinin hesaplarına kayıtlanmadan davalı banka tarafından yok edildiğini, bu rakamların delil tespiti ile belirlendiğini, davalının bu tarihlerde kredi ilişkisinden dolayı müvekkiline %154’den % 280’e kadar faiz uyguladığını ileri sürerek,şimdilik 579.973.261.378 TL ile 2.574.484,43 USD.nin temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Oyakbank vekili, delil tespit dosyasında dava konusu paraların davacıya ait bir hesaba virman yapıldığının belirtildiğini, bu nedenle davacının herhangi bir kaybının bulunmadığını, davacının yapmış olduğu işlemlerde vekil kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankadan herhangi bir alacağının bulunmadığı, yapılan işlemlerin fiktif işlemler olduğu, davalı banka defterlerinin ve davacı defterlerinin de ibrazının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Ticari defterlerin delil olma koşulları TTK.nun 82 vd.maddelerinde düzenlenmiş olup, ana kural her iki tarafın da ticari defter tutma zorunluluğunda olmaları ve yine incelemenin her iki tarafın defterleri üzerinde yapılması gereğidir.Tek taraflı ticari defter incelemesi ile yetinilmesi ve delil kâbiliyeti ancak, TTK.nun 86 ncı madde hükmünde düzenlenmiş olup, buna göre taraflardan birinin defterleri kanuna uygun olup da, diğerininki olmaz veya hiç defteri bulunmaz, yahut ibraz etmek istemezse, defterleri muntazam olan tacirin birbirini teyit eden defterlerindeki kayıtlar diğeri aleyhine delil olur.
Bir diğer hal ise TTK.nun 83/2 nci maddesinde düzenlenmiş olup, bu hükme göre; taraflardan biri karşı tarafın ticari defterleri münderecatını kabul edeceğini ve yalnızca karşı tarafın ticari defterlerine dayandığını açıkça beyan ederek delillerini mahkeme huzurunda bu şekilde hasreylemiş olduğunu imzası ile tasdik etmiş olması gerekir.
Somut olaya gelince, davacı taraf davasını salt TTK.nun 83/2 ncı maddesine dayandırmış, mahkemece, davalı taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi dahi yaptırılmış olmasına rağmen yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece,yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, somut olayın özelliği gereği davalı Banka defterlerinin bizzat dava dosyasına ibraz edilmesinin zorunlu olmadığı kabul edilerek, davacı tarafın davasını salt TTK.nun 83/2 nci maddesine dayandırdığı da nazara alınarak,
içinde kredi ve bankacılık hukuku alanlarında uzman bilirkişilerin de bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup,davalının ticari defterlerindeki kayıtların aksini ancak ticari defterle eşdeğer başka bir kesin kanıtla ispat edebileceği ilke olarak kabul edilmek, belirtilen hükümler doğrultusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeden, yanılgılı değerlendirmeden ve anılan yasa hükmü gözetilmeden hazırlanan bilirkişi kurulu raporundan hareketle yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş,
hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5818, K. 2011/5016, 26 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama