KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5874 E., 2011/5128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/02/2009 tarih ve 2005/163-2009/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalı ... A.Ş. tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davacı avukatı Handan İlağa ile davalılar ..., ... vekili ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılardan Ankara Türk Sig.
A.Ş. vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yolcusu, davalılarında maliki, sürücüsü ve sigortacısı bulunduğu halk otobüsünün, başka bir otobüsten daha çok yolcu almak için müvekkilinin inmesini beklemeden hareket etmesi sonucunda müvekkilinin ayağının iki kez ezildiğini ileri sürerek, şimdilik (500) TL maddi (75.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, ıslah yoluyla maddi tazminat talebini (18.507,95) TL'na yükseltmiştir.
Davalılar Ankara Sigorta A.Ş. ile ... vekilleri, davanın reddini savunmuş, davalı ... savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı sürücünün olayda % 100 oranında kusurlu bulunduğu, davacının meydana gelen kaza sonucunda meslekten kazanma gücünü %8,2 oranında kaybettiği gerekçesiyle (500,17) tedavi gideri (18,007,60) TL maluliyet tazminatı ile (10.000) TL manevi tazminatın davalılardan temerrüt faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline (davalı ... şirketinin sorumluluğunun maddi tazminat talebiyle ve poliçe limitiyle sınırlı olması şartıyla) karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK’nun 434/2. maddesi uyarınca, temyiz istemi harca tabi ise harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır. Aynı Yasa’nın 433/2. maddesi uyarınca, hükmü süresinde temyiz etmemiş olan taraf, on günlük cevabi temyiz süresi içinde hükmü temyiz edebilir. Somut uyuşmazlıkta ise davalı ... A.Ş. vekiline, davacı vekilinin temyiz dilekçesi 08.04.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı ... A.Ş. vekilince 21.04.2009 tarihinde temyiz dilekçesi muhabere mahkemesine sunulmuştur.
Dolayısıyla davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz istemi süresinde yapılmamıştır. Kaldı ki temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi temyiz harcı da yatırılmamıştır. Bu durumda, usulüne uygun bir temyiz başvurusunun bulunduğundan dahi söz edilemeyeceğinden, davalı ... A.Ş. vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4. maddesi uyarınca, süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
BK’nun 47. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise mahkemece davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, kısmen de olsa yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmemektedir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına daha adalete uygun ve makul bir miktarda manevi tazminat takdir edilmek üzere, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5874, K. 2011/5128, 28 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama