KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6051 E., 2010/12485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.03.2009 tarih ve 2008/748-2009/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalının nakliye işini yaptığını, yapılan taşıma karşılığında düzenlenen faturaların davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattıklarını ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın % 40 ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesi gereğince malların yükleme yerinin ve davalının ikametgahının Çatalca olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile dava dosyasının Çatalca Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Borçlu davalı hakkındaki icra takibinde icra dairesinin yetkisine itirazda bulunmuş, yargılama sırasında ise mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece, öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın incelenmesi ve yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi olup olmadığı saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
2– Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6051, K. 2010/12485, 6 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama