KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/607 E., 2010/5805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.02.2008 tarih ve 2005/178-2008/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ...
İnşaat A.Ş.tarafından keşidecisi İsmail Sertkaya olan 100.000,00 TL bedelli bir çek ciro edildiğini, ibraz sırasında çekin çalıntı olduğunun anlaşıldığını, bankanın ödemeden imtina ederek bunu çekin arkasına yazdığını ancak ibraz tarihini yazmadığını ve çek aslına el koyduğunu, Ankara 25.İcra Müdürlüğü' nün 2004/6562 sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus takip yapıldığını, ancak borçlunun çekin arkasında ibraz tarihi yer almadığından çek vasfını yitireceği gerekçesiyle itirazda bulunduğunu, Ankara 3.İcra Mahkemesi tarafından takibin iptal edildiğini,
bankanın ibraz tarihini çekin arkasına yazmayarak müvekkilinin takip hakkını ortadan kaldırdığını ileri sürerek çek bedeli 100.000,00 TL' nin keşide tarihi olan 27.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle ödenmesini talep etmiş, 21.11.2007 tarihli dilekçesiyle keşideci ...
İnşaat A.Ş.'ye bu davayla eş zamanlı olarak alacak davası açtıklarını, davayı kazanıp bütün alacaklarını tahsil ettiklerini bu nedenle asıl alacaklarından feragat ettiklerini ileri sürerek yargılama giedirlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının elinde bulunan çek yaptarığının başka çeklerle birlikte hurda olarak satılan kasenin içinde unutulduğunu, unutulan çeklerin bir kısmının geri getirildiğini bir kısmının dedavüle sokulduğunu, bu çekler açısından zaman kaybetmeden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na hırsızlık ihbarında bulunduklarını, buradan alınan karar doğrultuunda çekle ilgili işlem yapmadıklarını, kaldı ki bankanın ancak hesapta karşılık bulunduğunda ödeme yapmakla yükümlü olduğunu, ayrıca çekin arkasına ibraz tarihinin yazılmamasının çekten doğan hakları ortadan kaldırmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın konusuz kaldığı, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideleri ile 500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz istemine gelince; konusu para olan veya parayla ölçülebilen davaların açıldıktan sonra konusuz kalması halinde, dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' nin 6.ve 12.maddelerine göre belirlenmesi gerekirken mahkemece gerekçe gösterilmeksizin maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davalı yararına bozulması gerekiyor ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK' nun 487/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/607, K. 2010/5805, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama