KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6098 E., 2011/5126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.10.2008 tarih ve 2008/438-2008/604 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Ümraniye Şubesi’ndeki iki hesabında (24.000.208.319) TL ile (16.350) Euro’nun bulunduğunu, bu paranın bilgisi ve onayı alınmaksızın üstelik sahte kimlik kullanan dava dışı Tarana ve Mustafa’ya ödendiğini ileri sürerek, şimdilik (5.100) TL nin Nisan 2003 tarihinden itibaren hesap türlerine göre işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 05.06.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini (50.112, 96) TL artırarak (16.300) Euro (31.282, 96 ) TL’nin 28.04.2003, (23.930) TL’nin ise 29.05.2003 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının hesaplarında bulunan paraların bilgisi ve onayı olmaksızın üçüncü kişilere ödendiği, davacının kimlik bilgilerini iyi saklayamadığı ve dava dışı üçüncü kişilere vermeme konusunda özensiz davrandığı, davalı bankanın da her ne olursa olsun müşteri bilgi ve belgelerini iyi koruyamadığı ve “alo bankacılık” gibi teknik bir sistemle çalışırken Dünyanın farklı ülkelerinde kullanılan ve müşterilerine ait sesi ayırt edebilen otomatik sistemlerle çalışmadığı,
bu nedenle davacının % 25, davalının % 75 oranında kusurlu kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (17.947,50) TL ile (12.225) Euro alacağın ayrı ayrı 29.04.2003 işlem tarihinden 12.06.2004 temerrüt tarihine kadar akdi faiziyle, bu tarihten sonra değişen oranda avans faizi ve döviz alacağı için 3095 SK’nun 4/a maddesi uyarınca yürütülecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6098, K. 2011/5126, 28 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama